|
Tarık BuÄŸra'nın romanı (1966). Küçük AÄŸa'nın, birkaç yıl öncesinin İstanbullu Hoca'sı olduÄŸunu, AkÅŸehirlilerÂden bir kısmı ancak Çolak Salih kasabaya dönünce öğrenmiÅŸlerdir. Hoca'nın vurularak öldüğü zannıyla, karısı Emine'nin yaÅŸlı bir adamla evlenÂdirilmiÅŸ olduÄŸunu da Çolak Salih, kasabada öğrenir. Küçük AÄŸa, Salih'i, kasabadan ve karısıyla oÄŸlundan bir haber getirmesi için AkÅŸehir'e gönderÂmiÅŸti. Çolak Salih bu üzücü haberi iletmektense, Küçük AÄŸa'nın yanına dönmemece karar verir, AkÅŸehir'den kayıplara karışır. Küçük AÄŸa, büyük bir tehlikeyle karşı karşıya, gizlice ihanet ettiÄŸi, adamlarını vurduÄŸu ÇerÂkeÅŸ Tevfik Bey'in evinde, ÇerkeÅŸ kardeÅŸlerin daha geniÅŸ ihanetlerini önleÂmeyi düşünmektedir. KardeÅŸinin yolladığı haberle ÇerkeÅŸ Etem Bey de heÂmen Kütahya'ya gelir. Mecliste Saruhan mebusu olan küçük kardeÅŸleri ReÂÅŸit Bey'e ve grubuna güvenerek, yetersiz bulduÄŸu, tutumunu beÄŸenmediÄŸi İsmet PaÅŸa'nın Garp Cephesi kumandanlığından alınmasını isteyen ÇerkeÅŸ Etem, bütün kuvvetlerini toplayıp Ankara'ya yürümeye karar verir. Küçük AÄŸa, ÇerkeÅŸ Etem'i ÅŸimdi yakından da tanımıştır. Onun Düzce'de hazırlaÂdığı, Kütahya'ya baskın teÅŸebbüsü, Küçük AÄŸa'nın tedbirleri ve Kuvayı Milliye birliklerini vaktinde haberdar etmesi sayesinde, yenilgiyle sonuçlaÂnır. ÇerkeÅŸ Etem kaçıp Yunan ordusuna sığınır. GösterdiÄŸi yararlıklar doÂlayısıyla Mustafa Kemal PaÅŸa tarafından Ankara'ya çağırılan Küçük AÄŸa, bir süre Ankara'da kalır. Fevzi PaÅŸa onu yanına almıştır. Fevzi PaÅŸa'nın maiyetiyle birlikte Küçük AÄŸa, bir gün AkÅŸehir'e gider, karısının baÅŸkasıyÂla evlendirilmiÅŸ olduÄŸunu, ÅŸimdi de ağır hasta bulunduÄŸunu öğrenir. GörüşemediÄŸi karısının birkaç gün sonra ölümü üzerine Ankara'ya döner. DokÂtor Haydar Bey, oÄŸlu Mehmet'i, ninesinden ona, yani Küçük AÄŸa'ya alacaÂğına dair kesin söz vermiÅŸtir. İlk ciltle karşılaÅŸtırılınca, son iki bölümde olayların ayrıntılarını kısıtlamış görülen eser, romancının tahlil ustalığını, özellikle Osmanlı ruhunun güzel örneÄŸi Ermeni Doktor Minas'ı ve zaferi görmeden ölmek istemeyen kocamış Ali Emmi'yi anlatan sayfalarda canlı, yoÄŸun bir çizgiye ulaÅŸtırıyor.
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
DEFTER-İ ÂMÂL: Ziya Paşa; anı; Jean Jacque Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek yazmıştır; batılı anlamda...
-
|