Fıkra Türü ve Özellikleri

Bir yazarın, günlük olaylara ya da ülke ve toplum so­runlarına ait herhangi bir konu üzerinde kişisel görüş ve düşüncelerini, akıcı bir dille anlatan düz…

Şiir Bilgisi (8. Sınıf)

Mısra (Dize): Ölçülü ve anlamlı, bir satırlık nazım birimidir. Beyit (İkilik): Aynı ölçüde olan ve anlamca bir bütünlük oluşturan ve iki dizeden oluşan nazım…

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Konu Testi - 1

1. Tek romanı ve en önemli eseri "Üç İstanbul"da, II. Abdülhamit, II. Meşrutiyet ve Mütareke yıllarının İstanbul'unu anlattı. Gerçekçi kişiler, ayrıntılı…

İslamiyet Öncesi Türk Destanları

I)   Saka Türkleri Dönemi 1. Alp Er Tunga Destanı: Alp Er Tunga'nın M.Ö. VII. yüzyılda yaşadığı sanılmaktadır. Destanda Türk-İran savaşlarıyla İranlılar'ın…

Bedri Rahmi Eyüboğlu Yazdır
Türkiye’nin en usta ressamlarındandır. Ses Dergisi’nde sanat ve estetik konusunda düzenli yazılar yazmıştır. Şiire lise yıllarında başlamış; ilk şiirleri Varlık, Yeditepe, Ses, İnsan gibi dergilerde yayınlamıştır. İlk şiir kitabı “Yaradana Mektuplar” 1941 ‘de basılmıştır. Şiirlerinde de resimlerinde olduğu gibi Halk edebiyatının zengin motiflerinden esinlenmiş yararlanmıştır. Yalın bir dille, içten, lirik şiirler yazan sanatçı, modern resim görüşünü şiire uygular. Şiirlerinde resimden gelen renk bolluğu, göz alıcı sıfatlar ve derin halk sevgisi yer alır. Ona göre, köy türkülerinde ve köy nakışlarında hepimizin olan bir öz var. Bu öz, yüzyılların ve yüz binlerin emeği olan bir baldır.   Toplumcu, halk sevgisiyle dolu, kuvvetli kafiyelere bağlı, fikirlerle örülü, renkli mısralarını, argoya varan bir halk diliyle işler. Şiir, fıkra, gezi, hikâye türlerinde eser vermiştir.  Şiir: Karadut, Tuz, Üçü Birden, Dördü Birden, Yaradana Mektuplar… Gezi: Canım Anadolu, Delifişek… Monografi: Nazmi Ziya… Deneme: Yaşadım, Resme Başlarken…

Karadut

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.


Sitem

Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.

Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yar yar
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var


Yaradana Mektuplar

Yıldızların, çivilediğin yerdeler,
Bulutların, eksik olmasınlar,
Hep ayni minval üzere, senden gelip sana giderler.

Güneşin böler günlerimizi
Bir portakal gibi ortasından ikiye
Yarısını kulların yer, yarısını geceler.

Denizlerin senin elinle doldurduğun kasede çalkalanmaktadırlar
Ne bir damla artmış, ne bir damla eksilmişlerdir.

Dağların bizim ayağımıza çok bol geldi;
Onları bir defa bile giyen olmadı.
Daha dün elinden çıkmış gibi hepsi yepyeni
Şimdilik eskiyen bir şey varsa ömrümüzdür!

Sorup duruyoruz:
Niçin nüfus kütüklerinde her gün yeni bir isim,
Kitaplarda yeni bir kahraman?
Biz ölen ağaçları yontup
Gemilerimize direk yapıyoruz
Bizim canlarımızı alan acep onlarla ne yapar?

Saksılarda hep aynı karanfiller açıyor Tanrım.
Niçin, biz bir defa doğuyoruz?


 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

İlk tarih ve coğrafya ansiklopedisi “Kamus'ul Alam”dır.
Perşembe, 05/24/2012 19:08
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.