LYS Edebiyat Deneme - 3

1. Nice büyük yazarların en önemli yapıtları başlangıçta geri çevrilmişti. Ama bu yapıtlar, zaferi kazanıp bugün aranan kaynak kitaplar arasına girmeyi…

Mektup Örnekleri

Arkadaşlar aşağıdaki ekten mektup örneklerini indirebilirsiniz. Dosyada; İş mektubu örneği Dilekçe örneği Özel mektup örneği (edebi mektup) bulunmaktadır.

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Konu Testi - 1

1. Tek romanı ve en önemli eseri "Üç İstanbul"da, II. Abdülhamit, II. Meşrutiyet ve Mütareke yıllarının İstanbul'unu anlattı. Gerçekçi kişiler, ayrıntılı…

Amaç Sonuç Cümleleri (6. Sınıf)

Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiği vurgulanır. Bu tür cümlelerde de "için, diye, üzere" gibi edatlardan yararlanılır. Öznenin işi, hareketi…

Fazıl Hüsnü Dağlarca Yazdır

Şiire hece ölçüsüyle başlayan Fazıl Hüsnü, daha sonra serbest ölçüye geçmiştir. "Türkçem benim ses bayrağım!" diyen şair dil konusunda çok titizdir. Dağlarca'nın şiirlerinde farklı aşamalar ve devirler vardır, ilk şiirlerinde soyut konulara yönelmiştir. Çok değişik akımlarla ilgilenmiş, fakat hiçbirine bağlanmamıştır.  Onda bireyselden toplumsala, ulusaldan evrensele uzanan bir çizgi vardır. Yerli konularla ilgilendiği kadar dünyanın her yerindeki insanın sorunlarına da duyarlı davranmıştır. Kendine özgü bir şiir dili oluşturmuştur. Şiirlerinde yurt, dünya ve insanlık sevgisi, insanın iç çatışması, umudu, sevinci, özlemleri gibi duygu ve konuları işlemiştir. Kurtuluş Savaşı ile ilgili şiirlerini bir kitapta toplamıştır. Çok sayıda şiir kitabı olan ozan Çocuk ve Allah adlı kitabıyla ün kazanmıştır. Havaya Çizilen Dünya, Deha, Çakırın Destanı, Üç Şehitler Destanı, Toprak Ana, Hiroşima... şiir kitapları arasındadır. 15 Ekim 2008 tarihinde hayatını kaybetmiştir.

 

MUSTAFA KEMAL'İN KAĞNISI

Yediyordu Elif kağnısını
Kara geceden geceden
Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı yasla
Herbir heceden heceden

Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar
Kocabaş çok ihtiyardı çok zayıftı
Mahzundu bütün Sarıkız, yanısıra
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler, inceden inceden

İriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti
Niceden niceden

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu.
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha! dedi, gitmez.
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gıcır gıcır
Nasıl durur Mustafa Kemal'in Kağnısı
Kahroldu Elifcik, düşünceden düşünceden

Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer, götürür ana çocuk mermisini askerciğin
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım
Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
Düşerim gerilere iyceden iyceden

Kocabaş yığıldı çamura
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
Örtüldü gözleri örtüldü hep
Kalır mı Mustafa Kemal'in Kağnısı bacım
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifcik
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden.


KIZILIRMAK KIYILARI

Kardaş, senin dediklerin yok,
Halay çekilen toprak bu toprak değil.
Çık hele Anadoluya,
Kamyonlarla gel, kağnılarla gel gayrı,
O kadar uzak değil.

Çamı bitmiş, kavağı azalmış,
Gamla örtülü bayırlar, çıplak değil.
Yedi ay kıştan sonra,
Yeşeren senin yaşamındır,
Yaprak değil.

Yersin, içersin sofrasından, üç yüz senedir,
Kuvvetlisin ama kuvvet hak değil.
Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan,
Mevsimler soğumus, sular azalmış,
Buğday, Selçuklulardan kalan başak değil.

Parça parça yarılmış öküz ardında,
Parmağı üç pare, tırnağı ak değil.
Utanır elin ayağın,
Korkarsın yakından görsen,
Eli el değil, ayağı ayak değil.

Gün doğar, tarla kuşları uçuşurlar,
Ağır bir aydınlık, bildiğin şafak değil.
Öyle dalmış ki yüzyıllar süren uykusuna,
Uyandırmazsan,
Uyanacak değil.

Dertle, sefaletle yüklü,
Siyah leşlerle kararmış, berrak değil.
Çağlayan ne,
Akan kim,
Kızılırmak değil.

Kardaş, görmüyorum ama hala duyabiliyorum,
Geçmiş zamanlar gelecek zamanlardan parlak değil.
Vakte şahadet edercesine yükselmiş,
Akşam parıltısından, bütün zaferler üzerine,
Dağlar dalgalanmakta, bayrak değil.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Çocuklar için yazılan ilk çizgi roman “Kara Maske (1943)”dir.
Perşembe, 05/24/2012 19:36
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.