Rubai ve Rubai Örnekleri

RUBAİ Esrârını dil zaman zaman söyler imiş Hengâme-i gamda dâstan söyler imiş Aşk ehli olup da mihnet-i hicrâne Ben sabr iderin diyen yalan söyler imiş…

Servetifünun Edebiyatında Hikaye (Öykü)

Hikâye: Türk edebiyatındaki ilk hikâye örnekleri Tanzimat Döneminde verilir. Emin Nihat'ın "Müsameretname"si, Ahmet Mithat Efendi'nin "Letaif-i Rivayat'ı,…

Paragraf Türleri

Olay Paragrafı: Uzun ya da kısa bir olay anlatılır. Duygu ve düşünceler gerçek ya da kurmaca bir olayın içinde verilir. Olaylar anlatılırken genellikle…

Noktalama İşaretleri Konu Testi - 1

1. Gece yarısını bulmuştu vakit (I) Zifiri karanlıktı ortalık (II) Bir ışık çarptı gözlerine (III) Umut vermeyecek kadar sönük bir ışık (IV) Yalnız birinin…

Gültekin Samanoğlu Yazdır

2 Kasım 1927'de Konya'da dünyaya geldi. Harp Okulu'nu bitirdi. Ordu-Donatım subayı olarak görev yaptı. Basın İlan Kurumu'nda çalıştı. Kültür, sanat ve turizmle ilgili birçok sivil top­lum örgütünün üyeleri ve yöneticileri arasında bulundu. 11 Nisan 2003'te hayata veda etti.

 

Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı

Edebiyat dünyasına Çınaraltı dergisinde yayımlanan "O Kadın" şiiriyle girdi. Hisar dergisinin kurucuların­dandır. Hisar dergisinde yayımlanan şiir ve yazılarıyla tanındı. Şiirlerinde seven, duyan bir gönlün, günümüz Türkçesiyle seslenişi vardır. Romantik-gerçekçi bir tu­tumla aşk, aile, sevgi, çocuk, mutluluk, keder, memle­ket şiirleri yazdı. "Alacakaranlık" ve "Uzun Vuran Göl­ge" adlı kitaplarda topladığı şiirleriyle edebiyatımıza yeni bir ses getirdi. Hece ölçüsünde yaptığı değişiklik­lerle heceyi yeni bir ahenk unsuru hâline dönüştürdü.

 

Eserleri:

Şiir: Alacakaranlık, Uzun Vuran Gölge

İnceleme: Cahit Sıtkı Tarancı, Kamalettin Kamu

Anadolu Türküsü

Eski içlemişler yeni özlemde durmuş,
Durmuş; gözler ki karada, eller ki ak'ta.
Kara'da az ömür, ak'ta soğuk döşekler;
Ağlatmış Anadolu'yu bir hain yasak,
Yasak da yasak, yasak da yasak, yasak da...

Dağınık özlemler bir iç çekişte saklı,
Saklı: yağmur ki bulutta, yel ki yaprakta.
Yağmurda bereket, yelde durulu denkler;
Kavurmuş Anadolu'yu bir hain kurak
Kurak da kurak, kurak da kurak, kurak da...

Körpe iççekişler bir beklenene sözlü,
Sözlü: tarla ki suda, tohum ki başakta.
Tarlada nadas, tohumda çarpar yürekler;
Sarmış Anadolu'yu bir bitmeyen merak,
Merak da merak, merak da merak, merak da...

Uzun bekletişler harmanlarla nişanlı,
Nişanlı: ay ki gökte, güneş ki toprakta.
Toprakta gelinli kağnı, gökte melekler;
Avutmuş Anadolu'yu bir kara kavak,
Kavak da kavak, kavak da kavak, kavak da...

Küçük harmanlar hep büyük çocuğa gebe,
Gebe: torun ki başta, yavru ki kucakta.
Yavruda ağıt, torunda bütün dilekler;
Bağlanmış Anadolu'yu bir tatlı adak,
Adak da adak, adak da adak, adak ta da...

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Çocuklar üzerine yazılmış eserler Nabi'nin "Hayriye" ve Sümbülzade Vehbi'nin "Lütfiye" adlı eserleridir.
Perşembe, 05/24/2012 19:44
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.