Cümlelerde Çeşitli Anlam Özellikleri
Anlatım Bozuklukları Konu Testi - 2 (8. Sınıf)
Modern ve Postmodern Eserler
Edebiyat Tarama Testi - 2
| Halide Edip Adıvar |
|
|
Edebi Kişiliği - Sanat anlayışı Halide Edip Adıvar, edebiyatın birçok türünde eser vermesine karşın romancı olarak tanınmıştır. O, Millî Edebiyat ve Yeni Lisan tartışmaları sırasında sade, yeni bir dille ortaya çıkar. Çeşitli dergilerde çıkan inceleme ve hikâyeleriyle adını duyurmaya başlamış, sonraları romanlarıyla ününü iyice artırmıştır. Eserleri romantizmden realizme doğru bir gelişme gösterir. Romanlarında ilk başta aşk temasını, kadın psikolojisini ele alır. Daha sonra Türkçülük, milliyetçilik ve memleketçilik konularına yönelir; kişileri yaşadıkları olay çevresinde, gelenek ve göreneklere bağlayarak anlatır. Romanlarında canlı, kuvvetli karakterler yaratır. Halide Edip, romanlarında çizdiği tiplerle dikkat çekmiş bir yazardır. Romanlarında kadın tipler hep ön plandadır. Bu kadınlar, idealize edilmiş, güçlü tiplerdir. Bu tipler, bütün psikolojik yönleriyle irdelenmiştir. Yazarın romanlarında olaylar, genellikle erkek kahramanların ağzından anlatılır. Yazar, bu yöntemle kadın kahramanlarını, bir erkeğin gözüyle değerlendirmek ister. Erkek kahraman, kadın kahramanı tanıdıkça onun olağanüstü özelliklerine hayran olur. Kadın kahramanlar, yazar tarafından idealize edilir. Halide Edip'in romanlarında dikkat çeken bir başka özellik de üsluptur. Yazar, üslubu genellikle ikinci plana itmiştir. Eserlerinde basit cümle yanlışlarından, anlatım bozukluğuna kadar birçok eksiklik göze çarpar. Bazı romanlarını önce İngilizce yazar, sonra Türkçeye çevirir. Halide Edip'in romanlarını içerikleri ve dönem bakımından üç bölümde toplanır: İlk dönem romanları: Yazar, ilk dönem romanlarında özellikle aşk gibi bireysel konuları ele alır. Bu romanlarda güçlü kadın kahramanlar öne çıkar. Kahramanların ruhsal durumları başarıyla çözümlenir. Seviye Talib, Handan, Kalp Ağrısı bu tür romanlardandır. Kurtuluş Savaşı dönemi romanları: Anadolu'ya geçip Kurtuluş Savaşı'na katılmasıyla Halide Edip'in sanat anlayışında değişiklik olur. Bu dönemde Anadolu insanını yakından tanır. Onun sabrını, direnişini, fedakârlığını, yurt sevgisini görür. Türkçülük akımının etkisiyle toplum yapısını yansıtan Kurtuluş Savaşı ile Anadolu kent ve kasabalarındaki kimi çevrelerin değişik tutumlarını, çetelerin direnişlerini, kabaran millî coşkuyu anlatan toplumcu sayılabilecek eserler kaleme alır. Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, Zeyno'nun Oğlu bu dönemin romanlarındandır. Toplum ve töre romanları: Yazar, özellikle son yıllarında İstanbul'da ve Anadolu'yu, Anadolu'da yaşayan insanları konu alır. Doğu - Batı çelişkisini gündeme getirir, bu konuya bir cevap arar. Bunu yazarken değişik yörelerin törelerini de sergiler. Romanlarındaki bazı olay ve izlenimler, yazarın hayatından kaynaklanır. Sinekli Bakkal, Tatarcık, Sonsuz Panayır bu türden romanlardır. Adıvar'ın hikâyeleri de romanlarının birer kopyası gibidir. Romanlarındaki duyarlılık hikâyelerinde de kendisini gösterir. Gözleme dayanan, Millî Mücadele'yi anlatan hikâyelerinde daha realist olduğu görülür. Halide Edip Adıvar, yazdığı eserlerde Türk kadınının, erkeğin zevklerinin bir nesnesi olmadığını, onun bir sosyal figür olabileceğini, kendi hayatının sahibi ve sorumlusu, bağımsız ve irade sahibi olduğunu göstermiştir. Türk kadını biraz da onun verdiği cesaretle çok kısa zamanda hayatın içinde bir nesne değil, özne olduğunun bilincine varmıştır. O, severken yüceleşen, paylaşırken çoğalan fakat asla bir dişi değil de "kadın" olmayı telkin eden bir sanat anlayışına sahiptir. Eserleri:
Eserlerinden Seçmeler: Ateşten Gömlek 1922'de Sakarya zaferinden sonra kaleme alınmıştır. Yazarın gözlemlerinin ürünü olan bu roman, Kurtuluş Savaşı'nı konu alır. Aslında eserin isim babası Yakup Kadri'dir. Yakup Kadri, Halide Edip'le sohbet ederken Ateşten Gömlek adında Kurtuluş Savaşı'nı anlatan bir roman yazacağını söyler. Bu ismi çok beğenen Halide Edip, biraz da Yakup Kadri ile olan dostluğunu zorlayarak ismi kendi romanına koyar. Romanın baş-kahramanları Peyami ve Ayşe'dir. Ateşten Gömlek romanı Peyami'nin günlüğü şeklinde düzenlenmiştir. Olaylar, Peyami'nin bakış açısıyla, anlatımıyla verilir. Roman, bir bakıma Kurtuluş Savaşı'nın kısa bilançosudur. Romanda, Ayşe, kaybedilen, işgal edilen, zulüm ve katliam gören İzmir'i temsil eder. Peyami, kendi kabuğunda yaşayan İstanbul (Şişli) yüksek sosyetesinin temsilcisidir. Ne var ki Ayşe'nin başına gelenleri öğrenmesi ve İstanbul'un bombalanması sonucu Peyami değişmeye başlar. O da bu milletin bir ferdi gibi üstüne düşen vaziyeti yerine getirmek ister
Sinekli Bakkal Halide Edip'in en tanınmış romanlarındandır. İlk olarak İngilizce The Clown and His Daughter (Soytarı ile Kızı) adıyla 1935'te Londra'da yayımlanmış, daha sonra Türkçe olarak çıkmıştır. Roman II. Abdülhamit dönemi Doğu - Batı çatışması ekseni üzerine kurulur. Daha sonra 1936'da kitap şeklinde basılmıştır. Roman, İstanbul'un Sinekli Bakkal Mahallesi'nin Sinekli Bakkal Sokağı'nda doğup büyüyüp evlenen Rabia adlı bir hafız kızının ve çevresindekilerin hayatını konu alır. II. Abdülhamit devrinde Aksaray'da Sinekli Bakkal Mahallesi'nde imamın küçük kızı Emine, aynı mahalleden orta oyuncu Tevfik ile babası istemese de evlenir. Tevfik, zenne rolüne çıktığı için "Kız Tevfik" diye anılmaktadır. Bir süre sonra bu yüzden ayrılırlar. Rabia isminde bir çocukları dünyaya gelir. Tevfik ünlü bir sanatçı iken İstanbul'dan sürgüne gönderilir. Bu sırada Rabia sesi ile herkesi büyülemektedir. Kuran ve mevlid okumakta üstüne kimse yoktur. Tevfik sürgünden döner, kızını yanına alır. Ancak Genç Türkler adlı bir gruba yardım ettiği için Şam'a sürülür. Rabia ise Müslüman olan piyano öğretmeni Peregrini ile evlenir.
Vurun Kahpeye Halide Edip Adıvar'ın 1926'da yazdığı romandır. Roman, idealist İstanbullu öğretmen Aliye'nin Anadolu'da bir kasabaya gidişini ve burada Millî Mücadele düşüncesine destek faaliyetlerini aktarır. Aliye'nin bu desteğine, din ve namusu bahane eden yobaz Hacı Fettan, kasaba halkını da arkasına alarak karşı çıkar ve Aliye'yi linç ettirir. Romanda, bölge halkının Millî Mücadele'ye bakışı, söz konusu mücadelenin sembolü konumuna gelmiş Kuvayı Milliye oluşumunu algılayışının yanı sıra çözülen Osmanlı devlet mekanizmasının temsilcileri ve eski düzen karşıtları yansıtılır. Roman, beyaz perdeye de aktarılır.
Yolpalas Cinayeti Halide Edib Adıvar'ın Paris'te kaleme aldığı bir cinayet romanıdır. Kitap, 1900'lerin başında Şişli'de bir konakta işlenen cinayeti, o yılların İstanbul'una dair gözlemler anlatır Dönemin İstanbul'unu, aydınların Türkiye'ye ve Avrupa'ya bakışlarını, yeni yeni bilincine varılan sınıf çatışmalarını gözler önüne sermesi bakımından önemli bir romandır. Babası memur olan Sacide kıt kanaat geçinen bir aile kızıdır. Bir gün babasından gizli gezmeye gitmiştir ve Murat isimli zengin bir adamla karşılaşır Birbirlerine âşık olup evlenirler. Fakat Sacide evlendikten sonra çok değişmiştir, büyüdüğü semti ve çevreyi çok aşağılar
Tatarcık Halide Edip'in, fakir bir köyün fakir insanlarını anlattığı romanıdır Halkın yaşamını ve sıkıntılarını bütünüyle gösterilemeyen sadece hayatın üst yüzünü gösteren "Tatarcık", Halide; Edip'in bütün romanlarında hayalini kurduğu; Batı kültürüyle Doğu geleneklerini biçimsel olarak birleştiren kadın tipidir. Tatarcık'ta olaylar, Boğaz'ın Karadeniz yakınlarındaki Poyraz Köyü'nde geçmektedir Romanın aslî tipi, asıl adı Lale olan; Tatarcık'tır Eserde imparatorluk Türkiye'sinden Cumhuriyet Devrine geçişte, eski-yeni çatışmasında bilginin önemine inanan Lale'nin şahsında yeninin zaferi üzerinde durulur
Mor Salkımlı Ev Bu eser Halide Edip Adıvar'ın çocukluk günlerinden başlayarak otuz altı yaşına kadarki hayat hikâyesini anlattığı bir anı kitabıdır Halide Edip, kendi çocukluğunu, yetişme yıllarını, ilk yazılarını, ilk evlilik ve ayrılığını Mor Salkımlı Ev'de anlatırken bir yandan da Millî Mücadele Döneminin ve imparatorluğun son dönemlerinin panoramasını ortaya koymaktadır
Türk'ün Ateşle İmtihanı Halide Edip Adıvar'ın Birinci Dünya Savaşı sonrasından Cumhuriyetin ilan edilinceye kadar yaşadığı anılarını içeren kitaptır Tags:
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|








Millî Edebiyat akımının ünlü kadın romancısıdır. 1901'de Üsküdar Amerikan Kız Koleji'ni bitirdi. Çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı. 1919'da İstanbul'un işgaline karşı düzenlenen mitinglerde milliyetçi ve ateşli konuşmalarıyla dikkat çekti. Daha sonra Anadolu'ya geçip Millî Mücadele hareketine katıldı. Bir süre Fransa ve İngiltere'de kaldı. Dönünce 1940'ta İstanbul Üniversitesi'nde Batı edebiyatı profesörü oldu. Bir süre milletvekilliği yaptı. 1964'te İstanbul'da öldü.


