Cümlede Anlam - 1
2010 SBS Anlam Bilgisi Genel Tekrar Testi - 2
Anlatım Bozuklukları Konu Testi - 2 (8. Sınıf)
Ünlü Düşmesi Nedir? (7. Sınıf)
| Halikarnas Balıkçısı |
|
1926 yılından sonraki eserlerinde Halikarnas Balıkçısı adını kullandı. Son yıllarını turist rehberliği yaparak, İyon, Roma ve Türk İslam devirlerini ve sevdiği Ege'nin masal ve mitos dolu kıyılarını yabancılara tanıtmakla geçirdi. Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı: Eserlerinde denizden ve deniz insanlarından söz eder. Romanlarında olduğu gibi öykülerinin konularını da Ege ve Akdeniz yöresinden almıştır. Denizle ilgili öykülerinde, balıkçıların denize olan bağlılıkları, deniz sevgisinin üstünlüğü, deniz insanlarının varlıklı olanlarca sömürülüşü, denize duyulan özlem gibi konuları işlemiştir. Öykülerinde kara insanlarıyla ilgili konulara da yer veren yazar, yoksul halkın sömürülmesi, köy ağalarının baskısı, baskıya karşı çıkış, köylünün bilgisizliği, köylü kızların törelere başkaldırısı, boş inanışlar gibi genelde köy romanı yazarlarının eğildikleri konuları ele almıştır. Kimi öykülerinde de yalnızca doğayı anlatır. Öykülerinde, konulara bağlı olarak, çok sayıda, deniz ve kara insanıyla tanışırız. Eserlerinde sınıf çatışması gibi doktrinci ve sanat dışı kompleksler katmayarak insani gerçekler ve her sınıftan iyilerle kötüler üstünde durmuştur. Denize ait gözlemlerini sade bir üslup içinde, coşkun gür ve şiirli dille anlatmıştır. Cümleleri çok uzundur. Bozuk cümle dizileri vardır, yer yer sanat disiplininden ayrılmıştır. Hikâye ve romanlarında olayların akışını keserek araya bilgiler sıkıştırması da önemli bir kusurdur. Eserleri:
Eserlerinden Seçme: Aganta Burina Burinata Mahmut, babası Süleyman Kaptan İle Milas'a gitmektedir. Milas'a vardıklarında ahbapları Bakkal Fehmi'nin yanına giderler, Bakkal Fehmi, Süleyman Kaptan'ı çok değişmiş bulur. Süleyman Kaptan'ın gözlerindeki neşe ve canlılık kaybolmuştur. Süleyman Kaptan, başından geçen üzücü bir hadiseyi anlatır. Kardeşi Davut'un ölümüne sebep olmuştur. Bir süre önce Davut, Süleyman Kaptan'ın kayığına tayfa olarak yazılmıştır. Aynı gün, büyük bir fırtına çıkmış, gemideki herkes yere yatmıştır. Davut âdeta kendisini feda ederek dümende dimdik geminin yürümesini sağlamaya çalışmaktadır. Bu arada rando maçosu, rüzgârda savrularak Davut'un kafasını uçurur. Davut'un başsız vücudu Süleyman Kaptan'ın üzerine düşer, her yere kan bulaşır. Bir süre geçtikten sonra ceset koktuğu için denize atmak zorunda kalırlar. Süleyman Kaptan, bu kazadan dolayı kendisini suçlar. Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın eserleri için tıklayınız... Tags:
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|







İlköğrenimini Büyükada Mahalle Mektebi'nde, ortaöğrenimini Robert Koleji'nde yaptı. Oxford Üniversitesi'nde dört yıl Yakın Çağlar Tarihi okudu, İstanbul'a dönünce kapak resimleri ve süslemeler yaptı, karikatürler çizdi. 1910 yılında gazetecilik hayatına başladı. 1925'te Resimli Hafta mecmuasında yayımladığı asker kaçaklarının yargılanmaksızın idam edilişlerini eleştiren bir yazısı yüzünden İstiklal Mahkemesi'nde önce idama sonra Bodrum'a sürgüne gönderildi. Üç yıl sürgün olarak gittiği Bodrum'da yirmi üç yıl kaldı. Hikâyelerinin konusunu oradan çıkardı.


