Anlatım Bozuklukları Konu Testi - 2 (8. Sınıf)

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur? A) İngiltere'de atlı ve trafik polisleri büyük bir kazayı önlemiş. B) Kartal, havada uçarken…

Sıfatlar Konu Testi - 1 (6. Sınıf)

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük hem belirtme hem de niteleme sıfatı almıştır? A) İnsan, çoğu zaman düşünmekten kaçar. B) Seminerde birçok…

Rubai ve Rubai Örnekleri

RUBAİ Esrârını dil zaman zaman söyler imiş Hengâme-i gamda dâstan söyler imiş Aşk ehli olup da mihnet-i hicrâne Ben sabr iderin diyen yalan söyler imiş…

Şiir Bilgisi (8. Sınıf)

Mısra (Dize): Ölçülü ve anlamlı, bir satırlık nazım birimidir. Beyit (İkilik): Aynı ölçüde olan ve anlamca bir bütünlük oluşturan ve iki dizeden oluşan nazım…

Halit Fahri Ozansoy

Şiire Fecr-i Atî'nin etkisinde kalıp aruzla başlamış, daha sonra Ulusal Edebiyat akımına uyarak "Aruza Veda" adlı şiiriyle birlikte hece ölçüsünü kullanmaya başlamıştır. Hece ölçüsüyle ve konuşulan dille şiirler yazmıştır. Şiirlerinde aşk ve ölüm temalarına; hüzünlü, egzotik, melankolik duygulara geniş yer vermiştir. Dörtlükten soneye değin çeşitli nazım biçimlerini kullanmış, genellikle karamsar duyguları işlemiştir. Şiir, oyun, roman, çeviri, inceleme alanlarında yapıtlar vermiştir. Hüzün yansıtan şiirlerinde daha çok aşk ve kadın temalarını işler. Şiirin yanı sıra yayınlanmış roman ve oyunları ile anı kitapları da vardır. Şiir: Rüya, Efsaneler, Cenk Duyguları, Zakkum, Bulutlara Yakın, Gülistanlar Harabeler, Paravan, Balkonda Saatler, Sulara Dalan Gözler, Hep Onun İçin, Sonsuz Gecelerin Ötesinde… Roman: Sulara Giden Köprü, Âşıklar Yolunun Yolcuları. Oyun: Baykuş, İlk Şair, Sönen Kandiller, 10 Yılın Destanı, Nedim, Hayalet, Bir Dolaptır Dönüyor… Anı: Edebiyatçılar Geçiyor, Darülbedayi Devrinin Eski Günleri, Eski İstanbul Ramazanları…

Anadolu Akşamı

Bir mektup parçası
Sevgilim, ne kadar hüzünlü bilsen
Bu ölgün akşamın ölgün bestesi,
Uzak tepelerden, dağlardan esen
Aşina olduğum rüzgarın sesi.

Gölgeler içinde ağaçlar yorgun,
Her tarafta yetim bir tevekkül var.
Sanki fısıldıyor Anadolu'nun
Uyuyan ruhuna ninniler rüzgar.

Sürüler iniyor karşı bayırdan,
Günün son ışığı vurmuş dereye.
Bir Muğla türküsü yükseldi kırdan:
"Ayşem, aygın baygın Ayşem, nereye?"



Balkonda Saatler

III.
Arka mahallelerde kızgın bir yaz öğlesi!
Tabak tıkırtıları duyuluyor evlerden...
Uzakta bir satıcı, yahut çocuk sesi...

Susuzluktan bunalmış uçamazken serçeler,
Tozlu sokaklar gibi tutuşup alevlerden
Bodur ağaçlar ile bomboş kalmış bahçeler!

İşte karşıkini de güneş çerçeveledi:
Demin duvar dibinde uyuklayan bir kedi
Sıyrılıyor yavaşça mutfağın loşluğuna...

Bayıltıyor hararet otu, taşı, böceği;
Fazla güneş içmiş de ortada ayçiçeği
Ayaküstü uğramış ışık sarhoşluğuna!


XII.
Ay bir lotüs, kocaman...düşmüş bir berraklığa...
Gök parlıyor durgun bir göl gibi saf ve şeffaf.
Işık dalgalarıyla yıkanıyor her taraf.

Ay, balkonda başını dayadı parmaklığa
Uyuyor...Uzakta bir saat çaldı: Bir...iki!...
Billûr bir hıçkırıktır bu sesin içindeki.

Ay, ışıkla süsleyip örümcek ağını
Minyatür bir cibinlik astı dışardaki cama.
Ses yok...yalnız yukarda, damda bir miyavlama!

Ay, odaya düşürdü solgun bir yaprağını:
Lambasız bir masanın üzerinde şimdi süs
Bir vazonun içinden parıldayan bu lotüs.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Divan şiirinde bilmeceye verilen "lugaz" denir.
Perşembe, 05/24/2012 19:50
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.