Neden Sonuç Cümleleri (6. Sınıf)
Edebi Sanatlar Giriş
Mektup Örnekleri
Cümlede Anlam Konu Testi - 1 (7. Sınıf)
| Karacaoğlan |
|
17. yüzyıl Türk Halk edebiyatının önemli şairlerindendir. 1606'da doğduğu, 1679'da ya da 1689'da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Bugüne değin yapılan inceleme ve araştırmalara göre Anadolu'nun çeşitli illerini gezdiği, Rumeli’ye geçtiği, Mısır ve Trablus'a gittiği de sanılmaktadır. Yaşamının büyük bir bölümünü Çukurova, Maraş, Gaziantep yörelerinde geçirmiştir. Doğum yeri gibi, ölüm yeri de kesin olarak bilinmemektedir. Etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır. Şiirlerindeki insana dönüklüğünün özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır. Ayrılık, gurbet, sıla özlemi, ölüm diğer temalardır. Duygulanışlarını gerçekçi biçimde dile getirmiştir. Duygu ve düşüncelerini açık, anlaşılır bir dille ortaya koymuştur. Acı, ayrılık, ölüm temalarını işlediği şiirlerinde de bu özelliği göze çarpmaktadır. Düşten çok gerçeğe yaslanmaktadır. Yaşama sevincinin kaynağı güzele, sevgiliye ve doğaya olan tutkudur. Güzelleri, yiğitleri övmüş, dert ortağı bildiği dağlara seslenmiştir. Lirik söyleyişinin özünde, halkının duyuş ve düşünüş özellikleri görülür. Göçebe yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan doğa, onun şirinin başlıca temalarından biridir. Yaşadığı, gezip gördüğü yörelerin doğasını görkemli bir biçimde dile getirmiştir. Dost, kardeş bildiği, sevgilisiyle eş gördüğü, iç içe yaşadığı bu doğa, onun için sadece bir mekân olmaktan ötedir. Karacaoğlan yaşadığı çağda yetişmiş başka saz şairlerinin tersine, dil ve ölçü bakımından Divan Edebiyatı'nın etkisinden uzak kalmıştır. Güneydoğu Anadolu insanının o çağdaki günlük konuşma diliyle yazmıştır. Yöresel sözcükleri ise yoğun bir biçimde kullanmıştır. Deyimler ve benzetmelerle halk şiirinde kendine özgü bir şiir evreni kurmuştur. Bu da onun şiirine ayrı bir renk katmıştır. Bu sözcüklerin birçoğunu halk dilinde yaşayan biçimiyle, söylenişlerini bozarak ya da anlamlarını değiştirerek kullanmıştır. Karacaoğlan, halk şiirinin geleneksel yarım uyak düzenini ve yer yer de redifi kullanmıştır. Hece ölçüsünün 11'li (6+5) ve 8'li (4+4) kalıplarıyla yazmıştır. Bazı şiirlerinde ölçü uygunluğunu sağlamak için hece düşmelerine başvurduğu da görülmektedir. Mecaz ve mazmunlara çokça başvurması, söyleyişini etkili kılan önemli öğelerdir. Şiirsel söyleyişinin önemli bir özelliği de, halk şiiri türü olan mani söylemeye yakın oluşudur. Koşmalar, semailer, varsağılar ve türküler şiirleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bunların her birinde açık, anlaşılır bir biçimde, içli ve özlü bir söyleyiş birliği kurmuştur. ELÂ GÖZLERİNİ SEVDİĞİM DİLBER
Gündüz hayallerim, gece düşlerim Senin âşıkların gülmez dediler Senin işin yiyip içmek dediler Mail oldum, senin ince beline Karac'oğlan der ki, işi doğrusu
GÖVEL ÖRDEK
Yeşil başlı gövel ördek Telli turnam sökün gelir Şahinim var bazlarım var Hani Karac'oğlan hani
İNCECİKTEN BİR KAR YAĞAR
Elif'in uğru nakışlı Elif kaşlarını çatar Evlerinin önü çardak Karac'oğlan eğmelerin
BANA KARA DİYEN DİLBER
Bana kara diyen dilber Güzel, ben seni isterim Boyun uzun, belin ince Utanırım akar terim Beni kara diye yerme Hind'den, Yemen'den çekilir Göllerde kuğular olur Pınara konan kuğunun İller de konup göçerler Evlerinde sular akar Karac'oğlan der, inşallah Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|










