2010 SBS Anlam Bilgisi Genel Tekrar Testi - 1
Şiir Bilgisi (8. Sınıf)
Zarflar (Belirteçler) Konu Anlatımı (7. Sınıf)
Düşsel (Fantastik) Anlatım
| Melih Cevdet Anday |
Akılcıdır, toplumsal gerçekçiliği savunur. İlk şiirlerindeki romantik özelliklerden zamanla sıyrılmış, şiiri duygudan çok aklın egemenliğine vermiştir. Şiirlerinde güzel günlere özlem vardır. Söz oyunlarından kaçar, yalın bir dili vardır. Düzyazılarında yoğun bir düşünce, şiirsel esprili, özlü bir dili vardır. Dizelerinde diyalektik, toplumcu duygularını düzyazıya sürükler. Fıkra, deneme, çeviri, gezi, roman, tiyatro türlerinde ürün vermiştir; ama ısrarla şiir üzerinde durur. İlk şiirlerinde hececilerin biçim ve tema özelliklerini benimser. Gizemci denebilecek bir duyarlılıkla nesneleri sıralayan, çevresine çocuksu bir şaşkınlıkla bakan bu şiirlerin ayırıcı yanı, uyaklı yazılmalarına rağmen uyağa bağlı olmamalarıdır.Orhan Veli ve Oktay Rifat’la ortak eserleri “Garip” teki şiirlerinde çocuksu şaşkınlığın bilince dönüştüğü uyakların aşıldığı ve ölçünün kırıldığı görülür. Bu ilk dönem şiirlerinde yer yer Dadaizm’den etkiler hissedilir; ama bu, belirleyici değildir. Başlangıçta çocukluktan beri arkadaş olduğu Orhan Veli ve Oktay Rifat’la aynı şiir çizgisinde yürümüş; fakat “duygu” bakımından onlardan ayrılmıştır. Şiirlerinde duygu, düşünceyle gelişir, hatta düşünceyi hazırlar. Düşünce öğesi duygularını hep ayrıntıdan kotarır. “Telgrafhane” ve “Yan Yana” kitaplarındaki şiirlerinde, toplum ve insan değerlerini savunan, kavgacı bir şiire yöneldiği görülür. Duyguya toplumu da eklediği bu dönem kitaplarından “Yan Yana” sakıncalı bulunup toplatılsa da beraat etmiştir. Lirizme karşı çıkmasına rağmen, toplumsal güçlüklerin içe akışı olarak gördüğü bu unsuru şiirlerinde kullanmaktan geri durmaz. 1960 sonrasında şiirinde mitolojik unsurlar görülmeye başlanır. “Kolları Bağlı Odysseus” ile başlayan bu süreçte, Anadolu’daki eski Yunan kültürü ile yaşadığımız tarihsel ve güncel koşullar arasında bir metafor kurmak istemiştir. 1975 sonrası eserlerinde, yeni sorularla yeni arayışlara yönelmek isteyen bir şairin aynı zamanda bir filozofun ve halk ermişinin sesi duyulur. Mitoloji serüvenine Doğu kültürleri unsurlarını da katmaya başlar. Şiirindeki bu gelişme, denemelerinde ve romanlarında da hissedilir. Şiir: Garip, Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafhane, Yan Yana, Kolları Bağlı Odysseus, Göçebe Denizin Üstünde, Teknenin Ölümü, Sözcükler, Ölümsüzlük Ardında Gılgamış, Tanıdık Dünya, Güneşte, Yağmurun Altında… Roman: Aylaklar, Gizli Emir, İsa’nın Güncesi, Raziye, Yağmurlu Sokak, Meryem Gibi… Deneme: Doğu-Batı, Konuşarak, Yeni Tanrılar, Sosyalist Bir Dünya, Dilimiz Üstüne Konuşmalar, Maddecilik ve Ülkücülük, Paris Yazıları… Tiyatro: İçerdekiler, Mikado’nun Çöpleri, Dört Oyun… Gezi: Sovyet Rusya, Azerbaycan, Özbekistan, Bulgaristan Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|







Akılcıdır, toplumsal gerçekçiliği savunur. İlk şiirlerindeki romantik özelliklerden zamanla sıyrılmış, şiiri duygudan çok aklın egemenliğine vermiştir. Şiirlerinde güzel günlere özlem vardır. Söz oyunlarından kaçar, yalın bir dili vardır. Düzyazılarında yoğun bir düşünce, şiirsel esprili, özlü bir dili vardır. Dizelerinde diyalektik, toplumcu duygularını düzyazıya sürükler. Fıkra, deneme, çeviri, gezi, roman, tiyatro türlerinde ürün vermiştir; ama ısrarla şiir üzerinde durur. İlk şiirlerinde hececilerin biçim ve tema özelliklerini benimser. Gizemci denebilecek bir duyarlılıkla nesneleri sıralayan, çevresine çocuksu bir şaşkınlıkla bakan bu şiirlerin ayırıcı yanı, uyaklı yazılmalarına rağmen uyağa bağlı olmamalarıdır.


