| Memduh Şevket Esendal |
|
Toplum, insan anlayışı, dilimizin özleşmesi aşamalarında atılımlar yapmış, I. Dünya Savaşı kuşağının edebiyatta yarattığı gelişme içinde, anlatımda yalınlık ilkesini ustaca uygulayan öyküler kaleme almıştır. Öykülerinin en belirgin özelliği, çizdiği tipleri bütün ruhsal durumlarıyla derinlemesine yansıtan derin bir gözlem gücüne dayanmasıdır. Öykülerinde geçmiş devirlerdeki olayları verse bile onları şimdi oluyormuş gibi anlatır. Geçmiş ve geleceğe uzanan dallı budaklı açıklamalara girişmez. Öykülerinde sıradan insanların yaşamlarını büyük bir sadelikle işlemiştir. Öykücülüğe başladığı ilk yıllarda, dilde sadeleşmenin öncüsü olan Ömer Seyfettin'in izinden gitmiştir. Ustalık dönemine eriştiğinde, hem Ömer Seyfettin'den hem de kendi çağdaşlarından daha sade ve düzgün bir dille yazmıştır. Konularını günlük yaşayışın en sade, en silik olaylarından seçmiştir. Öykücülüğümüzde "Çehov" tarzının temsilcisidir. Hatta bazı öyküleri, Çehov'dan yapılmış uyarlamalardır. Ancak bu etki, dildeki sadelik ve kişilerin seçilişi ile sınırlı kalmıştır. Esendal, Çehov'un karamsar bakışını tekrarlamamıştır. İnsanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazılar yazmıştır. Sanatçı, halkın içinden, ilgi çekmeyen kişileri ve onların önemsiz görünen davranışlarını konu edinir. Onların yaşayışlarının gülünç, iyi ve kötü yönlerini okuyucuya sevdirerek anlatır. Bütün kişileri sevimlidir, onların düzensizliklerini bile hoş göstermeyi başarmıştır. Öykülerindeki kişileri her zaman çevremizde görür, tanır gibi oluruz. Sanatçı, öyküye bir yalınlık getirmiş, onu gereksiz süslemelerden kurtararak halktan kişilere ve basit görünüşlü gerçek olaylara yöneltmiştir. Yapıtlarında konuşma dilini kullanmıştır. Öykülerinde güçlü bir gözlem sezilir. Eserleri Öykü:
Roman:
Eserlerinden Seçmeler: Ayaşlı ve Kiracıları: Ankara'da, Ayaşlı İbrahim Efendi adında biri, dokuz odalı bir apartman dairesini oda oda kiraya vermektedir. Odalarda, kadın, erkek, genç, ihtiyar, evli, bekâr çeşitli insanlar oturmaktadır. Bekâr bir banka memuru; eski bir çiftlik sahibi olan yaşlı Hasan Bey; eski konsoloslardan ihtiyar Şefik Bey; odun ve kömür satıcısı Buharalı Abdülkerim ile karısı İffet Hanım; eski bar kızlarından Faika ile kocası şoför Fuat; geceleri odasında kumar oynatan Turan Hanım'la kocası Haki Bey... Birbirleriyle iyi kötü geçinip giden bu insanlar, bir süre sonra yavaş yavaş dağılmaya başlarlar. Şefik Bey bilinmeyen nedenlerle öldürülür. Hasan Bey felç olur. İskender Bey tutuklanır. Kiracılar evden teker teker ayrılırlar. Evde mal sahibi ile yakınları kalır. Ayaşlı İbrahim Efendi de bir gün hastalanarak ölür. Geriye kalan kız da başka yere taşınır. Miras: Sanatçının ilk romanıdır. II. Abdülhamit döneminde, Silahtar Ali Paşa ailesinin, belirli bir aşamadan sonra yozlaşıp çözülüşü anlatılmaktadır. Vassaf Bey: Bu romanında, gündelik yaşam ilişkileri temel alınarak, kendine özgü sosyal-ekonomik bir yapısı olan 1930'lar Ankara'sı anlatılmaktadır. Mendil Altında: Yirmi beş öyküden oluşan bu kitapta, insanımızın bireysel ve toplumsal portresi olağanüstü bir derinlikte çizilmektedir. Hava Parası: Anadolu insanının büyük kentlerdeki çekingenliği, ürkekliği, uyanık tipler tarafından kandırılıp dolandırılışı, gariban köylülerin oranın ileri gelenleri tarafından ezilişi; dalgacı, yiyici kişileri ve yaşamları anlatılır. Ayrıca Memduh Şevket Esendal'ın eserleri için bakınız... Tags:
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|










Rumeli göçmeni çiftçi bir ailenin çocuğudur. Milletvekilliği ve büyükelçilik yaptı. Balkan Savaşı nedeniyle, İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından parti müfettişi olarak Anadolu ve Rumeli'de görevlendirildi. Birinci Meclis, onu Azerbaycan'a elçi olarak yolladı. Türkiye'ye döndükten sonra, eski İttihatçı arkadaşlarıyla birlikte "Meslek" adlı muhalif bir gazete çıkardı. 1945'te kendi isteği ile siyasetten ayrıldı ve ölümüne dek edebiyatla uğraştı.
