|
Cumhuriyet devri şairlerindendir. Edremit yakınındaki Sutüven dere ve çağlayanına aruzla yazılmış bir övgü olan Sutüven şiiri ile tanındı. Belli bir kalıp ve akıma bağlı kalmayarak aruz, hece ve serbest vezinle yazdı. Lirizminin ve söyleyişinin kuvveti, yerine göre halk şiirimizdeki kalıcı imkânlardan ve Yunan mitologyasından iyi faydalanışı ile hiç kitap çıkarmadığı, dergilerde çok az göründüğü halde, unutulamayan şairlerimiz arasına girdi. Şiirleri Servetifünun-Uyanış, Yeni Ses, Türk Dili, Yeditepe... dergilerinde çıkmıştır.
SUTÜVEN Bir kayadan duman duman On yedi metre atlayan Dağ kokusuyla yüklü su. Boşluğa fırlayınca, saç Düştüğü yerde üç kulaç Mavi su, ak köpüklü su. Şi'rin elindesin bugün Eski masalların bütün Canlanacak birer birer. Akhalılar da bir zaman Şair, ilâhe, kahraman, Şi'rini burda içtiler. Hepsi tapardı rengine, Rastlamamıştı dengine, Hiçbiri, mor Tesalya'da. Öyle füsunludur bu yer Şi'rine borçludur Homer Çünkü senindir İlyada. Eski, uzun zamanların, Tığ gibi kahramanların Türküsüdür sesin henüz. Dağda hayat uyandıran Taşları duygulandıran Bir son ilâhesin henüz. Afrodit olmadan ilâh Dağdan inerdi hersabah Elde gümüş hamam tası. Burda çıkardı örtüden Kimseye gösterilmeyen Gerdanı, göğsü, kalçası. Altına mavi mermerin, Üstüne ak köpüklerin Kurt gibi saldırırdı hep. Kimseye belli etmeden, Hırsla kucakladıkça sen, Göğsünü kaldırırdı hep. Burda Moğol, Yunan, Mısır, Med, Roma, Türk, asır asır Taptı döküldüğün yere.
Tanrıların konakları, Orduların otakları Burda ererdi göklere. Söylediğim masal değil; Atları, kahraman Aşil Burda sulardı bir zaman. Burda gezerdi Keykubat, Burda keserdi Mihridat, Burda içerdi Antuvan! Göğse nasıl batarsa diş Öyle derinden işlemiş Taşlara Hektor'un izi. Söyle, bugün niçin, neden Bunca ilâhlığınla sen Kulluğa almadın bizi? Halbuki bir Yunan kadar, Hüsnüne her tapan kadar Tapmayı biz de anlarız. Bizleri başka görme sen; Hüsnü, Huda kadar seven Gönlü temiz adamlarız. Hepsini at da bir yana, Bari o günlerin bana Şi'rini söyle tatlı su. Şi'rini, geldiğin yerin Şi'rini, eski günlerin Söyle, köpük kanatlı su! İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
İstanbul'da doğdu. 1855'te Mustafa Reşit Paşa aracılığıyla sarayda Mabeyn Kâtipliği'ne atandı. 1865'te Yeni Osmanlılar Cemiyet...
-
Yedi Meşalecilerin içinde şiire en yakın ve en sadık sanatçıdır. Şiirlerinde aile mutluluğu, çocukluk anıları, ölüm, kadere b...
-
Diyarbakır'da doğdu, İstanbul'da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehmet Ziya. Babası yerel bir gazetede çalışan memurdu. Eğitimi...
-
Hece ölçüsüne bağlı kalmış, ama modern şiire geçmeyi, halk şiiri geleneğini çağdaş şiirle bağdaştırmayı başarmış bir ...
-
İlk şiirlerini aruzla yazmış Ziya Gökalp'i tanıdıktan sonra bırakmış ve hece ile yazmıştır. "Hecenin Beş Şairi"nden biri olar...
|