Anlatım Bozuklukları Konu Testi - 2 (8. Sınıf)

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur? A) İngiltere'de atlı ve trafik polisleri büyük bir kazayı önlemiş. B) Kartal, havada uçarken…

Anlatmaya Bağlı Edebi Metinleri İnceleme Yöntemi

Anlatmaya bağlı edebî metinler de coşku ve heyecanı dile getiren metin­lerde olduğu gibi belirli bir yöntem çerçevesinde, bazı başlıklar altında in­celenir. A.…

YGS Türkçe Deneme - 1

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) Seyahat yazarı, gezdiği yerlerin tabiat güzelliklerinden, insanlarından söz eder.B) En eski…

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı

Yazı kullanılmaya başlanmadan önceki dönemlerde edebiyat sözlü idi. İslam öncesi dönemde Türk ulusunun kendine ait sözlü edebiyat ürünleri vardı. Türk…

Mustafa Seyit Sutüven

Cumhuriyet devri şairlerindendir. Edremit yakınındaki Sutüven dere ve çağlayanına aruzla yazılmış bir övgü olan Sutüven şiiri ile tanındı. Belli bir kalıp ve akıma bağlı kalmayarak aruz, hece ve serbest vezinle yazdı. Lirizminin ve söyleyişinin kuvveti, yerine göre halk şiirimizdeki kalıcı imkânlardan ve Yunan mitologyasından iyi faydalanışı ile hiç kitap çıkarmadığı, dergilerde çok az göründüğü halde, unutulamayan şairlerimiz arasına girdi. Şiirleri Servetifünun-Uyanış, Yeni Ses, Türk Dili, Yeditepe... dergilerinde çıkmıştır.

SUTÜVEN 

Bir kayadan duman duman
On yedi metre atlayan
Dağ kokusuyla yüklü su.

Boşluğa fırlayınca, saç
Düştüğü yerde üç kulaç
Mavi su, ak köpüklü su.

Şi'rin elindesin bugün
Eski masalların bütün
Canlanacak birer birer.

Akhalılar da bir zaman
Şair, ilâhe, kahraman,
Şi'rini burda içtiler.

Hepsi tapardı rengine,
Rastlamamıştı dengine,
Hiçbiri, mor Tesalya'da.

Öyle füsunludur bu yer
Şi'rine borçludur Homer
Çünkü senindir İlyada.

Eski, uzun zamanların,
Tığ gibi kahramanların
Türküsüdür sesin henüz.

Dağda hayat uyandıran
Taşları duygulandıran
Bir son ilâhesin henüz.

Afrodit olmadan ilâh
Dağdan inerdi hersabah
Elde gümüş hamam tası.

Burda çıkardı örtüden
Kimseye gösterilmeyen
Gerdanı, göğsü, kalçası.

Altına mavi mermerin,
Üstüne ak köpüklerin
Kurt gibi saldırırdı hep.

Kimseye belli etmeden,
Hırsla kucakladıkça sen,
Göğsünü kaldırırdı hep.


Burda Moğol, Yunan, Mısır,
Med, Roma, Türk, asır asır
Taptı döküldüğün yere.

Tanrıların konakları,
Orduların otakları
Burda ererdi göklere.

Söylediğim masal değil;
Atları, kahraman Aşil
Burda sulardı bir zaman.

Burda gezerdi Keykubat,
Burda keserdi Mihridat,
Burda içerdi Antuvan!

Göğse nasıl batarsa diş
Öyle derinden işlemiş
Taşlara Hektor'un izi.

Söyle, bugün niçin, neden
Bunca ilâhlığınla sen
Kulluğa almadın bizi?

Halbuki bir Yunan kadar,
Hüsnüne her tapan kadar
Tapmayı biz de anlarız.

Bizleri başka görme sen;
Hüsnü, Huda kadar seven
Gönlü temiz adamlarız.

Hepsini at da bir yana,
Bari o günlerin bana
Şi'rini söyle tatlı su.

Şi'rini, geldiğin yerin
Şi'rini, eski günlerin
Söyle, köpük kanatlı su!

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Halk edebiyatında aruzun feilâtün feilâtün feilâtün fe'ilün kalıbıyla yazılan şiirlere "selis" adı verilir.
Perşembe, 05/24/2012 20:31
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.