Esas Değerimi Buldum

Ferîdüddîn-i Attâr, Moğol istilâsında bir Moğol askerine esir düştü. Halk,…

Toplumsal Gerçekçiler

1930'larda Sovyet Rusya'da güçlenen "toplumsal gerçekçilik" akımı,…

Yirmisekiz Mehmet Çelebi

Osmanlı Devleti'nin Avrupa'ya gönderdiği sürekli elçilerden ikincisidir.…

Geleneksel Türk Tiyatrosu

Geleneksel Türk Tiyatrosu denince akla karagöz, meddah, or­ta oyunu, köy…
 
Oktay Rifat Horozcu

Oktay Rifat HorozcuSözcüklerle, modern ressamlar gibi dünyaya yeni bir biçim verir. Parça güzelliklerinden bütün güzelliğine geçmeye çalışır. Garipçi, bireyci, toplumcu, gerçeküstücü akımların penceresinden dünyaya mutlu bir gözle bakar. Şiir dilinde mecazlarla yüklü günlük konuşmalardan, halk söyleyişleriyle deyimlerden geniş ölçüde yararlanır. İyi şiirin, toplumu ileriye götüreceği görüşündedir. Biçimsel özelliklerinden tema ve içeriğe; açık, anlaşılır, halk tarzı mitolojilerden, soyut söyleyişlere kadar sayısız çeşitlilik gösteren şiirinde durmaksızın bir arayışın, değişimin, yeniliğin içindedir. Hep kendini yenilemeye çalışan ya da her türlü biçimi denemeye çalışan bir yazardır. Ne var ki bu çeşitlilik düş gücünden, imgelemden değil; genellikle gerçeklerden, gözlemlerden kaynaklanır. Duygu ve imgelere yönelir niteliktedir.   

İlk şiirlerinde, diğer arkadaşları gibi, kentte yaşayan insanların günlük yaşamlarını işlemiştir. Etkileyici gücünü şaşırtıcı buluşlardan, alay ve yergiden alan, dili ya1m, 4–5 dizelik şiirler yazmıştır. Çeşitli dergilerde yayınlanan şiirleriyle etkili olmuştur. “Yaşayıp Ölmek ve Avarelik Üstüne Şiirler” kitabında bir yandan Garip çizgisini sürdürürken bir yandan geleneksel biçimler denemiştir.   

Yarım ve tam uyak kullandığı bu dönem şiirlerinde Halk şiiri geleneğini geliştirmeye çalışmıştır. Şiirinin üçüncü evresinde, toplumsal sorunları konu alan şiirlere ağırlık vermiştir. Halk deyişlerinden yararlanarak alaya, yergiye dayalı şiirler yazmıştır. “Aşağı Yukarı” ve “Karga ile Tilki” kitaplarında özgür bir söyleyişe ulaşır. Yer yer düzyazıya, hatta senaryoya yaklaşan uzun şiirlerinde yöresel ağızlardan argoya kadar konuşma dilinin değişik ve zengin olanaklarını kullanmıştır. 1960’lara doğru giderek soyutlaşan bir şiire yönelir. Yoğun düşünce ve duyarlılıkla geleneksel ölçülere benzer biçimlerde işlenmiş ürünler vermiştir. Çağdaş sanatın gelişmelerini ve sorunlarını ele alan yazılar, şiir çevirileri, oyunlar ve oyun çevirileri yayınlamıştır.  Şiir: Garip Güzelleme, Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler, Aşağı Yukarı, Karga ile Tilki, Perçemli Sokak, Âşık Merdiveni, Elleri Var Özgürlüğün, Koca Bir Yaz, Dilsiz ve Çıplak, Elifli, Yeni Şiirler, Şiirler, Yeni Şiirler, Çobanıl Şiirler, Bir Cigara İçimi, Denize Doğru Konuşma, İkilik… Roman: Bir Kadının Penceresinden, Danaburnu, Bay Lear… Oyun: Birtakım İnsanlar, Kadınlar Arasında, Oyun içinde Oyun, Atlar ve Filler, Çil Horoz, Yağmur Sıkıntısı, Dirlik Düzenlik, Toplu Oyunlar… Düzyazı: Şiir Konuşması

 


AĞZIMIN TADI

 

Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem,
Boğazımda düğümleniyorsa lokma,
Buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa
Alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli,
Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa,
Denize bile iştahsız bakıyorsam,
Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen,
Bu darağacı suratlı toplum!


 


 

PERÇEMLİ SOKAK'TAN


I
Bulutların çıkınında
Mis kokulu güvercinleri gökyüzünün
Çıldırtırlar insan gözlü kedileri
Ay doğar kuyulara yalınayak
Telgrafın tellerinde gemi leşleri


II

İşte kara dutları güneşin
Papatyaların renkli camları
Başakları evlerin
Kan rengi kız çocukları yelesiz
Lokma lokma ağaçların altında
Tren yolunda eğri büğrü
Damları doğrayan makas

Gel bulutsuz masalara yaslan
Elimi tut büyüsün
Yüzüme bak çalsın
İçimdeki çalar saat
Dönüş yollarında sarmaş dolaş
Vapurlar geçsin aramızdan


X
Güneşimi arılar yedi gecesiz kaldım
Dört köşe taşların üstünde
Denizin çarşısında yeşil zeytin
Balıklar geçti düdük çala çala
Yaşamaya başladım kaldığı yerden
Yosunlu kapıların ardında gizli
İkiz martıları bulmak için


XLI
Beyaz mendiller vardı havada
Çalgılı gemiler balkonlarda açık saçık
Bir kız vardı yok gibi öyle güzel
Ne yerde ne gökte belki tuzda
Acısında ekmeğin dilim dilim buğusunda

Kendine göre evlerin damı çatanası
Bacaların şakırtısında akşam akşam
Saksılar sedirler tahtaların güvercini
Otursa kısa çoraplarını çekse dilenmese
Beş çocuk anası el

Eciş bücüş maydanoz bahçeleri
Düğümlü balıkları bekleyişin
Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra
Bu lambanın karpuzu benim işte
Benim işte bu testi
Benim işte bu soysuz sevdaların musluğu

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Dünya edebiyatında ilk deneme Montaigne'in "Denemeler" adlı eseridir.
Cuma, 02/10/2012 17:00
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.