|
Sözcüklerle, modern ressamlar gibi dünyaya yeni bir biçim verir. Parça güzelliklerinden bütün güzelliğine geçmeye çalışır. Garipçi, bireyci, toplumcu, gerçeküstücü akımların penceresinden dünyaya mutlu bir gözle bakar. Şiir dilinde mecazlarla yüklü günlük konuşmalardan, halk söyleyişleriyle deyimlerden geniş ölçüde yararlanır. İyi şiirin, toplumu ileriye götüreceği görüşündedir. Biçimsel özelliklerinden tema ve içeriğe; açık, anlaşılır, halk tarzı mitolojilerden, soyut söyleyişlere kadar sayısız çeşitlilik gösteren şiirinde durmaksızın bir arayışın, değişimin, yeniliğin içindedir. Hep kendini yenilemeye çalışan ya da her türlü biçimi denemeye çalışan bir yazardır. Ne var ki bu çeşitlilik düş gücünden, imgelemden değil; genellikle gerçeklerden, gözlemlerden kaynaklanır. Duygu ve imgelere yönelir niteliktedir.
İlk şiirlerinde, diğer arkadaşları gibi, kentte yaşayan insanların günlük yaşamlarını işlemiştir. Etkileyici gücünü şaşırtıcı buluşlardan, alay ve yergiden alan, dili ya1m, 4–5 dizelik şiirler yazmıştır. Çeşitli dergilerde yayınlanan şiirleriyle etkili olmuştur. “Yaşayıp Ölmek ve Avarelik Üstüne Şiirler” kitabında bir yandan Garip çizgisini sürdürürken bir yandan geleneksel biçimler denemiştir.
Yarım ve tam uyak kullandığı bu dönem şiirlerinde Halk şiiri geleneğini geliştirmeye çalışmıştır. Şiirinin üçüncü evresinde, toplumsal sorunları konu alan şiirlere ağırlık vermiştir. Halk deyişlerinden yararlanarak alaya, yergiye dayalı şiirler yazmıştır. “Aşağı Yukarı” ve “Karga ile Tilki” kitaplarında özgür bir söyleyişe ulaşır. Yer yer düzyazıya, hatta senaryoya yaklaşan uzun şiirlerinde yöresel ağızlardan argoya kadar konuşma dilinin değişik ve zengin olanaklarını kullanmıştır. 1960’lara doğru giderek soyutlaşan bir şiire yönelir. Yoğun düşünce ve duyarlılıkla geleneksel ölçülere benzer biçimlerde işlenmiş ürünler vermiştir. Çağdaş sanatın gelişmelerini ve sorunlarını ele alan yazılar, şiir çevirileri, oyunlar ve oyun çevirileri yayınlamıştır. Şiir: Garip Güzelleme, Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler, Aşağı Yukarı, Karga ile Tilki, Perçemli Sokak, Âşık Merdiveni, Elleri Var Özgürlüğün, Koca Bir Yaz, Dilsiz ve Çıplak, Elifli, Yeni Şiirler, Şiirler, Yeni Şiirler, Çobanıl Şiirler, Bir Cigara İçimi, Denize Doğru Konuşma, İkilik… Roman: Bir Kadının Penceresinden, Danaburnu, Bay Lear… Oyun: Birtakım İnsanlar, Kadınlar Arasında, Oyun içinde Oyun, Atlar ve Filler, Çil Horoz, Yağmur Sıkıntısı, Dirlik Düzenlik, Toplu Oyunlar… Düzyazı: Şiir Konuşması
AĞZIMIN TADI Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem, Boğazımda düğümleniyorsa lokma, Buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa Alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli, Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa, Denize bile iştahsız bakıyorsam, Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen, Bu darağacı suratlı toplum!
PERÇEMLİ SOKAK'TAN I Bulutların çıkınında Mis kokulu güvercinleri gökyüzünün Çıldırtırlar insan gözlü kedileri Ay doğar kuyulara yalınayak Telgrafın tellerinde gemi leşleri
II
İşte kara dutları güneşin Papatyaların renkli camları Başakları evlerin Kan rengi kız çocukları yelesiz Lokma lokma ağaçların altında Tren yolunda eğri büğrü Damları doğrayan makas Gel bulutsuz masalara yaslan Elimi tut büyüsün Yüzüme bak çalsın İçimdeki çalar saat Dönüş yollarında sarmaş dolaş Vapurlar geçsin aramızdan X Güneşimi arılar yedi gecesiz kaldım Dört köşe taşların üstünde Denizin çarşısında yeşil zeytin Balıklar geçti düdük çala çala Yaşamaya başladım kaldığı yerden Yosunlu kapıların ardında gizli İkiz martıları bulmak için
XLI Beyaz mendiller vardı havada Çalgılı gemiler balkonlarda açık saçık Bir kız vardı yok gibi öyle güzel Ne yerde ne gökte belki tuzda Acısında ekmeğin dilim dilim buğusunda
Kendine göre evlerin damı çatanası Bacaların şakırtısında akşam akşam Saksılar sedirler tahtaların güvercini Otursa kısa çoraplarını çekse dilenmese Beş çocuk anası el Eciş bücüş maydanoz bahçeleri Düğümlü balıkları bekleyişin Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra Bu lambanın karpuzu benim işte Benim işte bu testi Benim işte bu soysuz sevdaların musluğu İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
İstanbul'da doğdu. 1855'te Mustafa Reşit Paşa aracılığıyla sarayda Mabeyn Kâtipliği'ne atandı. 1865'te Yeni Osmanlılar Cemiyet...
-
Yedi Meşalecilerin içinde şiire en yakın ve en sadık sanatçıdır. Şiirlerinde aile mutluluğu, çocukluk anıları, ölüm, kadere b...
-
Diyarbakır'da doğdu, İstanbul'da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehmet Ziya. Babası yerel bir gazetede çalışan memurdu. Eğitimi...
-
Hece ölçüsüne bağlı kalmış, ama modern şiire geçmeyi, halk şiiri geleneğini çağdaş şiirle bağdaştırmayı başarmış bir ...
-
İlk şiirlerini aruzla yazmış Ziya Gökalp'i tanıdıktan sonra bırakmış ve hece ile yazmıştır. "Hecenin Beş Şairi"nden biri olar...
|