|
Şiire aruzla başlamış, Milli Edebiyat ve Genç Kalemler akımlarının etkisinde kalarak aruzdan hece veznine yönelmiştir. Heceye geçtikten sonraki şiirlerinde bireysel duyguları işlemiş; ahenkli, duru, yalın, temiz bir Türkçe kullanmıştır. "Fırtına ve Kar" isimli serbest müstezat şeklinde yazdığı uzun şiiriyle ününü iyice genişletmiş, İstanbul Türkçesini yapmacıksız, yalın ve mizahımsı bir söyleyişle kullanmıştır. Daha sonra hece vezniyle ve konuşulan Türkçeyle yazdığı Peri Kızı İle Çoban Hikâyesi güzel bir manzum masaldır. Divan şiiri kalıplarını hece veznine uyarlayarak yazdığı gazele benzer şiirleri de vardır. Yirmiden fazla şiiri bestelenmiştir. Şiir: Fırtına ve Kar, Peri Kızı İle Çoban Hikâyesi, Gönülden Sesler, Beyaz Bir Kuştu, Kervan, İşte Sevdiğim Dünya… Gülmece ve Yergi: Asri Kerem, Düğün Gecesi. Makale: Dün Bugün Yarın. Fıkra: Kulaktan Kulağa. Roman: Çocuk Adam.
Anadolu Toprağı Senelerce sana hasret taşıyan Bir gönülle kollarına atılsam. Ben de bir gün, kucağında yaşayan Bahtiyarlar arasına katılsam. En bakımsız, en kuytu bucağın Bence "İrem Bağı" gibi güzeldir. Bir yıkılmış evin, harab ocağın, En heybetli saraylara bedeldir. Kadir Mevlam, eğer senden uzakta Bana takdir eylemişse ölümü; Rahat etmem bu yabancı toprakta, Cennette de avutamam gönlümü. Anladım ki: Sevda, gençlik, şeref, şan. Asılsızmış, şu yalancı dünyada. Hasretinle yad ellerde dolaşan Hızr'ı bulsa gene ermez murada. Yalnız senin tatlı esen havanda Kendi millî gururumu sezerim. Yalnız senin dağında, ya ovanda Başım gökte, alnım açık gezerim. Hürüm, derim, eskisinden daha hür, Zincirinle bağlansa da ayağım. Şimdikinden daha ferah görünür Zindanında olsa bile durağım. Bir gün olup kucağına ulaşsam, Gözlerimden döksem sevinç yaşını. Sancağının gölgesinde dolaşsam, Öpsem, öpsem toprağını, taşını.
Diyorlar
Ölürsem yazıktır sana kanmadan Kollarım boynunda halkalanmadan Bir günüm geçmiyor seni anmadan Derdine katlandım hiç usanmadan Diyorlar: "Kül olmaz ateş yanmadan Denizler durulmaz dalgalanmadan!" Saadet benziyor boş bir seraba Düşüyor her seven gönül azaba Gelmiyor çekilen dertler hesaba Diyorum: "Sebep ne bu ızdıraba?" Diyorlar: "Kül olmaz ateş yanmadan Denizler durulmaz dalgalanmadan!"
O Beyaz Bir Kuştu O, beyaz bir kuştu, uzun kanatlı; Ardında ışıktan bir iz bıraktı. Yek gibi dağları aştı bir atli, Arada bir engin deniz bıraktı. Uzaktan gelirken derin akisler, Kapadı geçtiğim yolları sisler. Tutuştu içimde birikmiş hisler; Gönlümü o kadar temiz bıraktı. O, beyaz bir kuştu ak kanatlıydı; Yel gibi dağları aşan atlıydı; Hayâldi, hayâlden bile tatlıydı; Ne ışık bıraktı, ne iz bıraktı
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
İstanbul'da doğdu. 1855'te Mustafa Reşit Paşa aracılığıyla sarayda Mabeyn Kâtipliği'ne atandı. 1865'te Yeni Osmanlılar Cemiyet...
-
Yedi Meşalecilerin içinde şiire en yakın ve en sadık sanatçıdır. Şiirlerinde aile mutluluğu, çocukluk anıları, ölüm, kadere b...
-
Diyarbakır'da doğdu, İstanbul'da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehmet Ziya. Babası yerel bir gazetede çalışan memurdu. Eğitimi...
-
Hece ölçüsüne bağlı kalmış, ama modern şiire geçmeyi, halk şiiri geleneğini çağdaş şiirle bağdaştırmayı başarmış bir ...
-
İlk şiirlerini aruzla yazmış Ziya Gökalp'i tanıdıktan sonra bırakmış ve hece ile yazmıştır. "Hecenin Beş Şairi"nden biri olar...
|