Edebiyat Tarama Testi - 2

1. 17. yüzyılda yaşamış olan sanatçı hem Fransız edebiyatının hem de dünya edebiyatının ünlü komedi yazarıdır. Genç yaşta aktörlüğe başla­mış ve çeşitli…

Destan Dönemi Türk Edebiyatı Uygulama Yaprağı - 3

DOĞRU - YANLIŞ: Aşağıdaki cümleleri "doğru - yanlış (D/Y)" olarak değerlendiriniz.     1.   Koşukların nazım birimi dörtlüktür. (   ) 2.   Sagular düz uyak…

Haber Yazıları

Haber Yazıları ile ilgili bazı terimler: Gazete: Politika kültür, ekonomi ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün…

Cümlede Anlam Konu Testi - 2 (7. Sınıf)

1. (1) Benim Dır amcam var. (2) Yaşlı sayılır; ama oldukça dinç. (3) Üstelik oldukça da yakışıklıdır. (4) İflah olmaz, yaramaz bir çocuk gibi kıpır kıpır. (5)…

Orhan Seyfi Orhon

Orhan Seyfi OrhonŞiire aruzla başlamış, Milli Edebiyat ve Genç Kalemler akımlarının etkisinde kalarak aruzdan hece veznine yönelmiştir. Heceye geçtikten sonraki şiirlerinde bireysel duyguları işlemiş; ahenkli, duru, yalın, temiz bir Türkçe kullanmıştır. "Fırtına ve Kar" isimli serbest müstezat şeklinde yazdığı uzun şiiriyle ününü iyice genişletmiş, İstanbul Türkçesini yapmacıksız, yalın ve mizahımsı bir söyleyişle kullanmıştır. Daha sonra hece vezniyle ve konuşulan Türkçeyle yazdığı Peri Kızı İle Çoban Hikâyesi güzel bir manzum masaldır. Divan şiiri kalıplarını hece veznine uyarlayarak yazdığı gazele benzer şiirleri de vardır. Yirmiden fazla şiiri bestelenmiştir. Şiir: Fırtına ve Kar, Peri Kızı İle Çoban Hikâyesi, Gönülden Sesler, Beyaz Bir Kuştu, Kervan, İşte Sevdiğim Dünya… Gülmece ve Yergi: Asri Kerem, Düğün Gecesi. Makale: Dün Bugün Yarın. Fıkra: Kulaktan Kulağa. Roman: Çocuk Adam.

 

 

Anadolu Toprağı

Senelerce sana hasret taşıyan
Bir gönülle kollarına atılsam.
Ben de bir gün, kucağında yaşayan
Bahtiyarlar arasına katılsam.

En bakımsız, en kuytu bucağın
Bence "İrem Bağı" gibi güzeldir.
Bir yıkılmış evin, harab ocağın,
En heybetli saraylara bedeldir.

Kadir Mevlam, eğer senden uzakta
Bana takdir eylemişse ölümü;
Rahat etmem bu yabancı toprakta,
Cennette de avutamam gönlümü.

Anladım ki: Sevda, gençlik, şeref, şan.
Asılsızmış, şu yalancı dünyada.
Hasretinle yad ellerde dolaşan
Hızr'ı bulsa gene ermez murada.

Yalnız senin tatlı esen havanda
Kendi millî gururumu sezerim.
Yalnız senin dağında, ya ovanda
Başım gökte, alnım açık gezerim.

Hürüm, derim, eskisinden daha hür,
Zincirinle bağlansa da ayağım.
Şimdikinden daha ferah görünür
Zindanında olsa bile durağım.

Bir gün olup kucağına ulaşsam,
Gözlerimden döksem sevinç yaşını.
Sancağının gölgesinde dolaşsam,
Öpsem, öpsem toprağını, taşını.



Diyorlar

Ölürsem yazıktır sana kanmadan
Kollarım boynunda halkalanmadan
Bir günüm geçmiyor seni anmadan
Derdine katlandım hiç usanmadan
Diyorlar: "Kül olmaz ateş yanmadan
Denizler durulmaz dalgalanmadan!"

Saadet benziyor boş bir seraba
Düşüyor her seven gönül azaba
Gelmiyor çekilen dertler hesaba
Diyorum: "Sebep ne bu ızdıraba?"
Diyorlar: "Kül olmaz ateş yanmadan
Denizler durulmaz dalgalanmadan!"


O Beyaz Bir Kuştu

O, beyaz bir kuştu, uzun kanatlı;
Ardında ışıktan bir iz bıraktı.
Yek gibi dağları aştı bir atli,
Arada bir engin deniz bıraktı.

Uzaktan gelirken derin akisler,
Kapadı geçtiğim yolları sisler.
Tutuştu içimde birikmiş hisler;
Gönlümü o kadar temiz bıraktı.

O, beyaz bir kuştu ak kanatlıydı;
Yel gibi dağları aşan atlıydı;
Hayâldi, hayâlden bile tatlıydı;
Ne ışık bıraktı, ne iz bıraktı

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Gazelde matladan sonra gelen beyite "redd-i matla" denir.
Perşembe, 05/24/2012 21:41
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.