| Sait Faik Abasıyanık |
|
Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı: Düşüncelerini ve hayallerini içtenlikle anlatır. Öykülerinde yakından tanıdığı, gözlemlediği kişileri okuyucularına tanıtır. Kişileri, yaşadıkları çevreye ve karakterlerine uygun olarak ele alır ve anlatır. Deniz, doğa, yaşlı bir adam, bir boyacı çocuk, balıkçı kahvesi... Onun öykülerinde sık sık rastlanan unsurlardır. Öykülerini yapmacıklıktan ve sanat kaygısından uzak bir dille yazmıştır. Öykü sayısının çokluğu, konu çeşitliliği, öykü yazma yönteminde yaptığı değişiklikle dikkat çekmiştir. Sayısı yüz elliyi aşan öykülerinin, konusu çoğunlukla kısa bir süre içinde gördüğü, kişiler, olaylar olduğundan, öykülerinde alışılagelen giriş-gelişme-sonuç bölümleri bulunmaz. Bu özellikleriyle bir durum öyküsü niteliği taşıyan öyküleriyle klasik yöntemden ayrılmıştır. Edebiyatımızda Çehov tarzı öykünün temsilcilerindendir. Öykülerinde ele aldığı konulan, insan ve toplum, insan ve doğa, psikolojik konular olarak üç grupta toplayabiliriz. İnsan ve toplumu konu aldığı öykülerinde, genel olarak, toplumun herhangi bir olaya ya da insana karşı gösterdiği tepki, sınıf ayrılıklarının ortaya çıkardığı sakıncalar, işveren-işçi ilişkileri, toplumun düşkünlere karşı ilgisizliği, zenginlik-yoksulluk gibi, içinde yaşadığı toplumun sorunlarını dile getirmiştir. En çok üzerinde durduğu konu ekonomik dengesizliktir, insan ve doğayı konu edindiği öykülerinde insanın doğayla mücadelesi ve doğaya verdiği zarar üzerinde durmuştur. Psikolojik konulu öykülerinde de dostluk, insan sevgisi başta olmak üzere aşk, özlem, yalnızlık gibi, değişik konuları işlemiştir. Hayaller üzerine kurulan kimi öyküleri de bir ölçüde gerçeğe dayalıdır. Çünkü onu hayal kurmaya yönelten genellikle gündelik yaşayışında rastladığı insanlardır. Yazmanın kendisi için bir ihtiyaç olduğuna inanmıştır. Gözlemci ve gerçekçi bir yazardır. Toplumu konu alan öykülerinde toplumdaki bazı problemleri işler. Sait Faik'in dikkati çeken bir başka yönü de, öyküsündeki kişilerle, kendisindeki insan sevgisini okuyucularına da aktarmasıdır. Sanat kaygısından uzak bir dille yazması ise öykülerini okuyucuya sevdiren önemli öğelerden biridir. Cumhuriyet Dönemi öykü yazarları arasında, kendi çizgisinde gelişen bir yazar olarak tanınmıştır. Eserleri:
Kayıp Aranıyor Nevin herkesin derdini dinleyen, herkesle sohbet eden ve onları anlamaya çalışan bir insandır. Babası eski konsolostur. Hayatı biraz bolluk ve rahatlık içinde geçmiştir. Kocası Özdemir onu pek sevmemiştir. Ona lüzumlu bir eşya muamelesi göstermiştir. Nevin de kocası Özdemir'den bu derece bir muamele gördüğü için balıkçı Cemalle dolaşmaya başlar. Bir defasında Cemal'le görüştüğünde boşanma meselesini konuşur. Artık Nevinin sıkıntıları bir ara öyle bir dereceye gelir ki midesindeki ağrıdan duramaz olur. Artık Nevin bu durumdan iyice bunalmıştır. Sinirleri bozulmuştur. Böyle bir yaşayışın zevksizliğini hiç sevmemiştir. Başka yerlerde başka hayatlara yelken açacaktır. Babasına bir mektup yazar ve istasyondan bir trene atlayarak huzura doğru yolculuğa çıkar. Yorumlar (9)
![]() Yorum yaz
|







Adapazarı'nda dünyaya geldi. Bir süre Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Babasının isteği üzerine ekonomi tahsili için İsviçre'ye ve Fransa'ya gitti. Fransa'dan döndükten sonra kısa bir süre Türkçe öğretmenliği yaptı. Hikâye yazarlığına başladı.


