Zamirler Konu Testi - 2 (6. Sınıf)
Fiillerde Kip (Zaman-Anlam) Kayması
Çemşid ü Hurşit ve Tahlili
2010 YGS Türkçe Taramaları
| Yahya Kemal Beyatlı |
|
Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı Yahya Kemal, modern Türk şiirinin önemli isimlerindendir. Klasik şiirimizin temel özelliklerine bağlı kalarak, kendine özgü bir şiir evreni kurmuştur. Şiirimize Batılı anlayışta tam anlamıyla ilk çekidüzeni veren odur. Şiirleriyle günlük yaşantının dışına çıkar, tarihimizin kahramanlıklarına, duygunun sonsuzluklarına uzanır. Divan şiiriyle yeni şiir arasındaki köprüyü kurarken ilk defa şiirde bilinçli duygulanmanın mimarlığını yapar. Paris'te okuduğu yıllarda, derslerini dikkatle takip ettiği Albert Sorel'in "Dünyada henüz keşfedilmemiş iki şey var: Coğrafyada kutup, tarihte Türklük." sözü onun hayatında dönüm noktasını oluşturur. O günden sonra kendini Türk tarihini incelemeye verir. Tanzimat, Servet-i Fünûn, Fecr-i Âti, şiirinin bizim şiir zevkimize uygun düşmediği inancıyla Batı taklitçiliğini bırakıp öz benliğimize dönmeyi düşünür. Sanatının çıkış noktası "yalnız bizim olan"ı aramaktır. Şaire göre önemli olan, Türk toplumunun ruhu, tarihi ve sezişidir. İlk şiirlerini 1902 yılında yayımlayan Yahya Kemal, sanatına edebî bir kaynak arama süreci içinde bir ara Yunan ve Latin edebiyatına yöneldi. "Nev-Yunanîlik" adını verdiği kısa süreli bu çalışmalardan sonra Divan şiirinin ilhamıyla yeni bir arayışa geçti. Avrupa'da tanıdığı neo-klasik akımın etkisiyle klasik zevk ve üslubu canlandırmaya yönelik gazeller, şarkılar, rubailer yazdı. Avrupa'dan döndükten sonra şiir anlayışını yeniden gözden geçirerek tarihe, zamana, mekâna, dile ve söyleyişe dair görüşlerini netleştirdi. "Beyaz Lisan" dediği kendi şiir dilini ve ahenk ile ritmi ön plana çıkaran "öz şiir" anlayışını eserlerine aksettirdi. Böylece Yahya Kemal'in şiiri: "Tanzimat'tan beri başlayan ve bizi, günden güne benliğimizi kaybetmek tehlikesi ile yüz yüze getiren ölçüsüz Batılılaşma hareketine karşı, nazmımızda beliren önemli bir tepki oldu." Şiir sanatı üzerinde Baudelaire, Victor Hugo, Leconte de Lisle, Mallarme, Rimbaud, Verlaine gibi Fransız şairlerinin büyük etkisi olmuştur. Şiirlerinde parnast, sembolist, neo-klasik, romantik izler bulunsa da o hiçbir edebiyat akımına bağlanmamıştır. Ünlü şair: "Sözü az söyle, güzel söyle." ilkesine bağlıdır. Tarihe yaslanan bir milliyetçilik anlayışını benimseyen şair şöyle söyler: "Ben Paris'ten vatanıma döndüğüm 1912 senesinden beri gerek şiirde gerek nesirde gerek derslerimde ve sohbetlerimde kırk beş senedir arasız bu iddiayı, bu millî inancı tekrar ettim: Malazgirt'ten sonra Türkiye toprağında yalnız kendine benzeyen bir Türklük vardır. Bu Türklük kendi ırkından, bağlı olduğu dinden, yaptığı tarihten, yarattığı güzel sanatlardan, şiirden, musikiden, mimariden özetle bu vatandaki yaşayışından, duyuşundan, kendi kader ve kazasından oluşmuş bir kütledir." ; Yahya Kemal, öz değerleri, ulusal zevki halkın diliyle anlatma çabası içindedir. Şiirlerinde hevesin, esinlenmenin değil, geniş bir kültürün, derin bir felsefenin dile geldiğini görürüz. Parnasizmin etkisiyle şiirde kelime seçimine, musikiye, kısacası biçim güzelliğine çok büyük önem verir. Ahengi bozacak hiçbir kelimeyi şiirine almaz. Aruz veznini Türk şiirine başarıyla uygulayan en son şairlerdendir. Aruzla yazmasına karşın heceyle yazan şairleri de beğenir. Kendisi "Ok" şiirini heceyle, öteki şiirlerinin tamamını aruzla yazmıştır. Onun şiirlerinde düşünce, söyleyişin asla önüne geçmez. Şiirlerinde özellikle Osmanlı, tarih, İstanbul, aşk, tabiat, sonsuzluk, deniz, ölüm, musiki, rindlik temalarını işler. Şair, Osmanlı tarihinin zafer sayfalarını, "Mohaç Türküsü, Açık Deniz, Selimname, Akıncı" gibi şiirlerde bir destan şairi ruhuyla dile getirmiştir. "Yol Düşüncesi, Sonbahar, Sessiz Gemi, Rindlerin Ölümü, Rindlerin Akşamı" gibi şiirlerde ölüm temasını işlemiştir. Ancak şaire göre ölüm, bilinmeyen, korkunç bir şey olarak değil, belki İstanbul dışında geçirilecek özlem dolu uzun bir gecedir. Yahya Kemal, İstanbul âşığı bir şairdir. Şiirlerinde "İstanbul" önemli bir yer tutar. "Aziz İstanbul" dillerde, gönüllerde yer eden bir şiirdir. Yahya Kemal Beyatlı, şiirin yanı sıra makale, gezi yazısı, anı, deneme, fıkra, mektup, monografi gibi düz yazı türlerinde de eserler vermiş, çeviriler yapmıştır. Düz yazılarında, araştırmacı bir aydının ülke sorunlarına bakış tarzını şiir zevkinin ve tarih anlayışının gelişmesini izlemek mümkündür. Eserleri çeşitli yayın organlarında yer alan Yahya Kemal'in külliyatı ölümünden sonra 1961 yılında kurulan Yahya Kemal Enstitüsü tarafından kitaplar hâlinde yayımlanmıştır. Eserleri: Şiir:
Düz yazı:
Tags:
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|







Türk edebiyatının büyük şairlerindendir. Üsküp'te doğdu. Asıl adı "Mehmet Agâh"tır. İlköğrenimini Üsküp'te tamamladı. Siyasal Bilgiler Fakültesinde okumak üzere Fransa'ya gitti. Paris'te dokuz yıl kaldıktan sonra İstanbul'a döndü. Üniversitede edebiyat dersleri okuttu. Milletvekilliği ve elçilik görevlerinde bulundu. 1958'de İstanbul'da öldü.


