 * Ad kök ya da gövdesine getirilerek ad soylu sözcük kurulur:
göze (göz-e) suyun çıktığı yer, kaynak, pınar, çeşme; yama, örme; hücre.
güre (gür-e) güç, kuvvet, erke; kuvvetli, dinç, sık, gür; vahşi, azgın, haşarı, çekingen, korkak; yabancı, alışmamış güre hayvan, güre kedi vb. ; bir yaşından üç yaşına kadar olan at, kısrak; verimli o… |
 * Bu ek, eylem kök ya da gövdesinden "gelecek zazaman" kavramı veren ortaç kurar:
akacak (ak-a-acak) kan, okunacak (oku-n-a-cak) kitap, duracak (dur-a-cak) yer, yapacak (yap-a-cak) iş, yaşanılacak (yaşa-n-ı-l-a-cak) yer, söylenecek (söyle-n-e-cek) söz, verilecek (ver-i-l-e-cek) para vb.
* Bu ek, eylemin, içinde bulunulan zamandan sonra meydana g… |
 * -av (-ev) ekinin sonundaki "-v" sesi başka bir sesten dönüşmüş görünmektedir. Özellikle "kaşağ" gibi sözcüklerin "kaşav" oluşu dikkati çekmektedir. Anadolu ağızlarında "oklağı,balıklağı, yalagu" biçimindeki sözcüklerin "oklava, balıklava, yalavu" oluşu, iki ünlü arasındaki "-g-" sesinin "-g- >-ğ- >-v-" sesine dönüşünü açıklar. Bu ekle kuru… |
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 / 2 |