Ses Bilgisi Konu Testi - 2

1. Aşağıdakilerin hangisinde ünsüz benzeşmesine örnek vardır? A) Sessizce ayrılıyor gürültülü ortamdan. B) Onca insan içinde bir şiir sevdalısı yok. C) Göz…

Betimleyici Anlatım Biçimi (Betimleme)

Sözcüklerle resim çizme diyebileceğimiz bu anlatım biçiminde amaç; bir kişiyi, manzarayı ... okuyucunun ya da dinleyicinin gözünde, hayalinde canlandırmaktır.…

Şiir Bilgisi (8. Sınıf)

Mısra (Dize): Ölçülü ve anlamlı, bir satırlık nazım birimidir. Beyit (İkilik): Aynı ölçüde olan ve anlamca bir bütünlük oluşturan ve iki dizeden oluşan nazım…

İsim Tamlamaları Konu Testi - 1 (7. Sınıf)

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili söz grubu isim tamlaması değildir? A) Manavdan bir kilo taze fasulye aldım. B) Arkadaşımla okulun önünde…

Yazım Kuralları
Makale İçeriği
Yazım Kuralları
ki'lerin Yazımı
ile'nin Yazımı
Ek Eylemlerin Yazımı
mi'nin Yazımı
Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler
Dünya, Güneş ve Ay Sözcüklerinin Yazımı
Özel Adlara Gelen Eklerin Yazımı
Bileşik Sözcüklerin Yazımı
Bileşik ya da Birkaç Sözcüklü ÖZel Adların Yazımı
Bileşik Eylemlerin Yazımı
Pekişmiş ve Kurallı Bileşik Sıfatlarla Belirteçlerin Yazımı
Deyimlerin Yazımı
Terimlerin Yazımı
İkilemelerin Yazımı
Kısaltmaların Sonlarına Gelen Eklerin Yazımı
Gün ve Ay Adlarının Yazımı
Sayıların Yazımı
Satır Sonuna Sığmayan Sözcüklerin Yazımı
Arapça ve Farsça Tamlamaların Yazımı
Yabancı Sözcüklerin ve Özel Adların Yazımı
Tüm Sayfalar

1- "de" SÖZCÜĞÜ İLE "-de" EKİNİN YAZIMI

"De" bağlacı her zaman ayrı, "-de" ekiyse bitişik yazılır. "De" bağlacı BÜU'dan (büyük ünlü uyumundan) etkilenerek, "de" ya da "da" biçiminde yazılır; ancak sert ünsüz benzeşmesinden etkilenmez. Yani "te", "ta" biçiminde yazılamaz, "-de" eki ise hem BÜU'dan hem de sert ünsüz benzeşmesinden etkilenerek "-de, -da; -te, -ta" biçiminde yazılabilir.

 

* "De" nin sözcük mü (bağlaç mı) yoksa ek mi olduğunu anlayabilmek için şu yöntemler uygulanır:

Sözcükse;

1- Cümleden atıldığında anlam bozulmaz.

  • Gel de birlikte gidelim. (Gel, birlikte gidelim.)
  • Anlat da ne olduğunu bilelim. (Anlat, ne olduğunu bilelim.)

 

2- Cümlede, "başkaları gibi - başka şeyler gibi" anlamı kazanır.

 

  • Sana elbise de alalım. (Başka şeyler aldığımız gibi.)

 

  • Oraya sen de gel. (Başkalarının geldiği gibi.)

 

3-Yerine "bile, dahi" bağlaçlarının getirilebilmesi gerekir.

 

  • Bunu Ali de anlayamadı. (Bunu Ali bile [dahi] anlayamadı.)

 

  • Yarin o da geliyor. (Yarın o dahi [bile] geliyor.)

Uyarı: Bir cümlede yer alan "de", bu kurallardan birine bile uysa, sözcüktür ve ayrı yazılır.

Örnek:

  • Orada onu gördüm. (Doğru yazım - ek)
  • Burası da güzelmiş. (Doğru yazım - sözcük)
  • Sende kalmış kitabım. (Doğru yazım - ek)
  • Sen de kitap mı aldın? (Doğru yazım - sözcük)
  • Geçmiş te bize uğramamış. (Yanlış yazım "de" olacak)
  • Geçmişte kaldı her şey. (Doğru yazım - ek)
  • Ağaç ta bir kedi var. (Yanlış yazım - ek)

2- "ki" SÖZCÜĞÜ İLE "-ki" EKİNİN YAZIMI

Bağlaç olan "ki" genellikle ayrı; ek olan "-ki"ler ise her zaman bitişik yazılır Bağlaç olan "ki", bileşik sözcük oluşturmuşsa bitişik yazılır. "Ki"nin bağlaç sayılabilmesi için cümleden atıldığında anlamın, değişmemesi gerekir.

Örnek:

 

  • Çalış ki başarasın. (Çalış, başarasm.)
  • İsterim ki mutlu olasın. (İsterim mutlu olasın.)
  • Seninki dün gelmedi. (Senin dün gelmedi. Ektir, cümleden arılamıyor.)
  • Evdeki parayı almış. (Evde parayı almış. Ektir, anlamı iyice değişiyor.)

1- Bileşik sözcük oluşturan "ki" bağlacı bitişik yazılır.

Örnek:

mademki                      oysaki                                       halbuki
belki                            sanki

* Kalıplaştığı halde ayrı yazılan "ki" bağlaçları da vardır.

Örnek:

kaldı ki                      öyle ki                               belli ki
sanılır ki                    say ki                                 tut ki


 

3- "ile" SÖZCÜĞÜNÜN (BAĞLAÇ YA DA İLGECİNİN) EK OLARAK YAZIMI

"İle" sözcüğü (bağlacı ya da ilgeci) sözcüklere "-le, -la" eki gibi bitiştirilebilir. Ünlüyle biten bir sözcüğe eklenir-ken "ile"nin başındaki "i" ünlüsü "y" ünsüzüne dönüşür. Buna "dönüşüm ünsüzü" denir. Bu ünsüz kaynaştırma ünsüzü sayılmaz. Ünsüzle biten bir sözcüğe eklenen "ile" sözcüğünün "i" ünlüsü düşer.

Örnek:

  • para ile - parayla (ilgeç)
  • kardeşi ile - kardeşiyle (ilgeç)
  • anne ile oğul - anneyle oğul (bağlaç)
  • para ile iman - parayla iman (bağlaç)
  • sen ile ben - senle ben (bağlaç)
  • iyilik ile - iyilikle (ilgeç)
  • uçak ile - uçakla (ilgeç)

 

 

Uyarı: "İle" ilgecinin soyut adlara ek biçiminde getirilmesi son yıllarda yaygınlaşmıştır. Ayrı yazımı doğru olmakla birlikte söyleyiş zorluğu yaratmaktadır.

 

Örnek:

  • Annesine sevinç ile sarıldı. (Annesine sevinçle sarıldı.)
  • Korku İle etrafına bakındı. (Korkuyla etrafına bakındı.)
  • Topa hız ile vurdu. (Topa hızla vurdu.)

4- EK EYLEMLERİN (EK FİİLLERİN) YAZIMI

 

Ekeylemin "idi, imiş, ise" kipleri, ünsüzle biten sözcüklere eklenirken "i" ünlüsü düşer; ünlüyle biten bir sözcüğe eklenirken "i" ünlüsü "y" ünsüzüne dönüşür.

Örnek:

  • Gelmiş idi.                                                               - Gelmişti.
  • Kolay imiş.                                                              - Kolaymış.
  • İnsan ise...                                                             - İnsansa...
  • Geldi idi.                                                                - Geldiydi.
  • Bilgili imiş.                                                              - Bilgiliymiş.
  • İyi ise...                                                                  - İyiyse...

 


5- “mi" SORU EKİNİN YAZIMI

 

"mi" soru eki her zaman ayrı yazılır. Kendinden sonra gelen ekler ona bitişir. Bu ek, büyük ünlü uyumu ile küçük ünlü uyumundan etkilenerek "mı, mi mu, mü" olur.

Bu ekin dört görevi vardır:

1- Soru anlamı katar.

 

Örnek:

  • Gelecek misiniz?                 
  • Yapabilir mi insan bunca işi?
  • Sen de gördün mü?     
  •                  
  • İnsan döver mi kardeşini?
  • Bakalım mı?   
  •                                       
  • Bu sorun böyle çözülür mü?

 

2-Zaman, koşul ve zaman, sebep anlamı katar.

Örnek:

  • Geldin mi birlikte gideriz, (zaman ve koşul)
  • Çok okudum mu gözlerim kanlanır, (zaman ve sebep)
  • Çalıştın mı başarırsın, (zaman ve koşul)
  • Onu gördüm mü neşem yerine gelir, (zaman ve sebep)...

3- Pekiştirme görevi üstlenir.

Örnek:

  • güzel mi güzel                                                     akıllı mı akıllı
  • dürüst mü dürüst                                                 zor mu zor

4- Çift yargılı cümlelerde 1. yargıyı olumlu ya da olumsuz duruma getirir.

 

Örnek:

  • Bir şey mi dedim de bana kızıyorsun? (Bir şey demedim.)
  • Çalıştın mı da az not aldığın için yakınıyorsun? (Çalışmadın.)
  • Oraya gittin mi ki beğenmiyorsun? (Gitmedin.)
  • Beni tanımıyor musun da böyle diyorsun? (Tanıyorsun.)
  • Seni sevmiyor muyum ki sitem ediyorsun? (Seviyorum.)


6- BÜYÜK HARFLERİN KULLANILDIĞI YERLER

1- Cümle başlarında:

"Sanatın amacı insanı olgunlaştırmaktır.  
Bunun için önce sanat kurallarına uymak; gerekir.
Bunun yolu da estetik güzelliğe sahip olmaktır."

2- Hece ölçüsü ve aruz ölçüsü ile yazılmış şiirlerin dize başlarında:

Uyarı: Serbest ölçülü şiirlerin dize başlarında kullanılmayabilir.

Örnek:

"Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz."
"O gül endam bir al şale burunsun, yürüsün
Ucu gönlüm gibi ardından sürünsün yürüsün"

"Hayır, sanmayın ki beni unuttular
hâlâ ara sıra mektuplar gelir,
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkı belki bir şiir"
Attilâ İlhan

"İncecikten bir kar yağar
Tozar elif elif diye
Ak elleri kalem tutar
Yazar elif elif diye"
Karacaoğlan

 

 

3- İki noktadan sonra bir cümle geliyorsa ilk harf büyük, örnekler geliyorsa örneği ilk harfi küçük olur:

  • "Ben bu konuda şöyle düşünüyorum: İnsan önce kendini ve ailesini düşünmeli..."
  • "Romanın konusu şudur: Küçük bir sahil kasabasında tek başına yaşayan bir adam..."
  • Adların yerine geçen sözcüklere adıl (zamir) denir: ben, biz, şu, herkes...
  • O gün herkes oradaydı: dayım, teyzem, kardeşim...

4- Özel adlarda:

a)  İnsan ad ve soyadları:

  • Özgür, Cem. İlknur, Mustafa, Dilek, Şebnem, Aydoğan...
  • İnceoğulları, Sinangil, Balcı, Dikiciler, Kara, Dikmenli...

b) İnsan adlarına bağlı saygı sözcükleri, sanlar (unvanlar), meslek adları:

 

  • Ayşe Hanım                                                               Mühendis Rıza Gülyüz
  • Bayan Nermin Büyükdağ                                             Profesör Ali Tanrıdağ
  • Bay Ahmet Güvenli                                                    Gazi Mustafa Kemal Paşa
  • Ali Bey                                                                     Koca Yusuf
  • Kabakçı Mustafa                                                       İncili Çavuş
  • Kösem Sultan                                                           İsmet Paşa

Uyarı: Kimi san sıfatlan cümle içinde özel ad olmaksızın da kullanılır. Bunlar da büyük harfle yazılır.

Örnek:

  • "Bence, Gazi insanın yüreğini okurdu." (M.Kemal)
  • "Ben Hoca'nın fıkralarına bayılırım." (Nasrettin Hoca)
  • "Milli Şef, bizi II. Dünya Savaşı'ndan korudu." (İsmet İnönü)

c) Hayvanlara verilen adlar:

  • Minnoş, Tekir, Bobi, Tırmık, Karabaş...

d) Ulus adları:

  • Türk, Alman, Fransız...

e) Devlet adları:

  • Türkiye, Fransa, Finlandiya, Hindistan...

f) Kent, köy, cadde, sokak, bulvar ve meydan adları:

  • Ankara, İzmir, Aydın, Kırklareli...
  • Derecik Köyü, Üçoluk Köyü, Sultansuyu Köyü...
  • Bahçelievler, Dikmen, Alsancak, Merter...
  • Vatan Caddesi, İncirli Caddesi, Fevzi Çakmak Caddesi...
  • Aksakal Sokak, Gül Sokağı, I. Çıkmaz sokak...
  • Atatürk Bulvarı, Şair Nedim Bulvarı...
  • Cumhuriyet Meydanı, Fatih Meydanı, M. Kemal Meydanı...

g) Coğrafya ile ilgili kıta, bölge, ova, dağ, deniz, göl akarsu, orman adları: (Birden çok sözcük¬le iseler her sözcüğün ilk harfi büyük yazılır.)

 

  • Afrika, Asya...
  • Marmara Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi...
  • Konya Ovası, Ergene Ovası, Bafra Ovası...
  • Ağrı Dağı, Uludağ, Istıranca Dağlan...
  • Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi...
  • Manyas Gölü, Tuz Gölü, Terkos Gölü, Çubuk Barajı...
  • Belgrat Ormanı, Atatürk Ormanı, Fatih Ormanı...
  • Susurluk Çayı, İnce Dere, Kızılırmak, Fırat Nehri...
  • Truva Harabeleri...

h) Kurum ve kuruluş adları:

  • Çok sözcüklü olanların tüm sözcüklerinin ilk harfleri büyük olur.
  • Türkiye Cumhuriyeti (TC)
  • Türkiye Elektrik Kurumu (TEK)
  • Boğaziçi Üniversitesi (BÜ)
  • Haseki Hastanesi Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü
  • Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)
  • İstanbul Valiliği Bakırköy Kaymakamlığı Bahçelievler Muhtarlığı
  • Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü
  • Selçuklu Devleti...

Uyarı: Kısaltmalarla ilgili ayrıntılı bilgi "Kısaltmaların Oluşumu ve Yazımı" bölümünde verilmiş-

ı) Kitap, dergi, gazete, yapıt ve yapı adları:

  • Çalıkuşu, Yaban, Vadideki Zambak...
  • Milliyet Çocuk, Nokta, Türk Dili...
  • Düşünen Adam, Hürriyet Heykeli, Mona Lisa...
  • Çankaya Köşkü, Ankara Kalesi, Selimiye Camii, Güneş Apartmanı...

i) Kitaplarda bölüm, dergi ve gazetelerdeki yazı ve haber başlıkları:

Bunlar çok sözcüklü ise tüm sözcüklerin ilk harfleri büyük olur. Sözcükler büyük harflerle yazılırsa aradaki bağ-laçlar da büyük harflerle yazılır. Sadece ilk harfleri büyük ise bağlaçlar, küçük harflerle yazılır.

  • Enflasyonu Düşürme Yolları, Bölüm 2 Siyasi Çözümler...
  • Bilmek ve Anlamak (Yazı başlığı), Kafkaslar Yanıyor! (Gazete manşeti)...
  • Sirkeci Garındaki Yangın!; Köyden Kente Göç ve Yarattığı Sorunlar...

j) Dil adları:

  • Türkçe, Almanca, İngilizce, Rusça, Kırgızca...

k) Din, mezhep, tarikat adları:

  • Müslümanlık, Hıristiyanlık, Musevilik, Budizm, Alevilik, Sünnilik, Şiilik...

 

l) Ulus, din, dil, mezhep ve kişi adlarından türemiş sözcükler:

  • Türklük,  Türkçülük,  Atatürkçü,  Kemalizm,  Darvinizm,  Darvincilik,  İranlı,  Afrikalı,  Çinli, Almanyalılar, Türkoloji, Fıratsız, Türkçe...

m) Mektup başlıklarında, konuşma bölümlerindeki hitap sözcüklerinde, zarf üzerine yazılan tüm sözcüklerde:

  • Sevgili Kardeşim,
  • Anneciğim,
  • Değerli Dostum,
  • PTT Müdürlüğü'ne,
  • Ey Türk istikbalinin Evladı!
  • Aziz Hemşehrilerim!
  • Sayın Bay Ahmet Yiğit
  • Gön: Ali Uslu

n) Gezegen adları:

  • Merkür, Venüs, Çobanyıldızı, Samanyolu, Büyükayı...

7- DÜNYA, GÜNEŞ VE AY SÖZCÜKLERİNİN YAZIMI

"Dünya, güneş ve ay" sözcükleri, gökbilim ve coğrafya terimiyse ilk harfleri büyük olur ve bu sözcüklerden sonra gelen çekim ekleri kesme imiyle ayrılır.

"Dünya" sözcüğü; yeryüzü, insanlık, alem, çokluk... anlamlarına,

"Güneş" sözcüğü, gün ışığı anlamına,

"Ay" sözcüğü, ay ışığı (mehtap) anlamlarına geliyorsa küçük harfle yazılır.

 

Örnek:

  • Dünya'nın uydusu Ay'dır.
  • Ekvator, Dünya'yı tam ortasından böler.
  • Bilginler Güneş'in uzaklığım tam olarak ölçebiliyor.
  • Bu işe dünyanın parasını yatırdık, (çok para)
  • O zaman dünya buzullarla kaplıymış, (yeryüzü)
  • Bütün dünya bu olayı konuşuyor, (insanlık)
  • Biz güneşin doğuşunu seyrettik, (güneş ışığı)
  • Gözüme güneş gelince rahatsız oldum, (güneş ışığı)
  • O gece ay geç doğmuştu, (mehtap)
  • Yolda durmuş ay'ı seyrediyordu, (mehtap)

8- ÖZEL ADLARA GELEN EKLERİN YAZIMI

Genel Kural: Özel adların sonlarına ulanan yapım ekleri bitişik, çekim ekleri ise kesme imiyle ayrılarak yazılır. Ancak bu kuralın özel durumları vardır.

1- Özel adların sonlarına gelen yapım ekleri ve bunların yazımı:

 

Örnek:

  • Türkçe, Fransızca, Hintçe...
  • Atatürkçe, Fatihçe...
  • Alicik, Muratçık...
  • Atatürkçü, Türkçü...
  • Avrupalı, Ankaralı, Bakırköylü...
  • Türklük, Müslümanlık, Alevilik...
  • Fıratsız, Diclesiz Anadolu...
  • Alisiz,Rıdvansız...
  • Kemalizm, Darvinizm...
  • Türkoloji, Hititoloji...

 

2-  Özel adların sonlarına gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır:

 

Örnek:

  • Ankara'ya gitti.
  • Minnoş'a ciğer aldı.
  • Ali Bey'in kardeşidir bu.
  • Kasım'ın 17'sinde gelecekler.
  • 23 Nisan'da gösteri var.
  • 1992 Haziranı'nda oradayız.
  • Beni arayan Ali'ymiş.
  • Çalıkuşu'nu severek okudum.
  • Gemlik'ten geliyoruz.
  • Burak'ın gelmesini bekliyorum.
  • Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağış yapmalıyız.

 


3-  "-li, -lik, -ci, -cik, -siz, -izm" gibi yapım eki almış bir özel adın sonuna çekim eki gelirse bu ek, kesme işaretiyle ayrılmaz.

Örnek:

  • Aydınlının, Türkçeyi, Aliciğim, Türklüğün...

 

9- BİLEŞİK SÖZCÜKLERİN YAZIMI

İki ya da daha çok sözcük bir araya gelerek yeni bir varlığı ya da kavramı karşılıyorsa buna "bileşik sözcük" de-nir.

Bileşik sözcükler; anlam kayması, yapısal değişme ve tür değişmesi yoluyla oluşur. Bileşik sözcükler, anlamca bü-tündür. Tek bir kavramı ya da varlığı karşılar. Biçimce de bir bütündür. Sözcükleri arasına çekim ekleri, yapım ekleri ya da başka bir sözcük sokulamaz.

İki ya da daha çok sözcüğün bileşik sözcük olup olmadığını anlamanın yazım yönünden önemi büyük¬tür. Bunun için iki önemli yol izlenir:

a) Sözcüklerin yeni bir varlığı ya da kavramı karşılayıp karşılamadığı saptanır.

Örnek:

  • Bir takım elbise aldım. (İki sözcük de farklı kavramları karşılıyor.)
  • Bir takım çalışarak başarılı olabilir. (İki sözcük farklı kavramları karşılıyor.)
  • Birtakım düşünceler ileri sürüldü. (İki sözcük "bazı" kavramını karşılıyor.)
  • Hanim eli narin olur. (İki sözcük ayrı kavramları karşılıyor.)
  • Hanımeli en sevdiğim çiçektir. (İki sözcük bir varlığı karşılıyor.)
  • Çobanyıldızı, parlak renklidir. (İki sözcük bir varlığı karşılıyor.)

b) Sözcükler arasına ek ya da sözcük getirilebilir mi araştırılır.

Örnek:

"Masa örtüsü" bileşik sözcük değildir; çünkü "masanın örtüsü" biçiminde ek getirilebilir ve anlam bozulmaz.

"Çilek reçeli" bileşik sözcük değildir; "çilekten yapılmış reçel" denebiliyor ve araya "-ten yapılmış" ek ve sözcüğü girince anlam bozulmuyor.

"Rüzgârgülü" bileşik sözcüktür, çünkü iki sözcük arasına "rüzgârın gülü" gibi bir ek getirilemiyor. "Pazartesi" bileşik sözcüktür; araya "pazarın ertesi" biçiminde ek getirilemiyor. Bileşik sözcüklerin oluşum yolları:

1- Anlam kayması yolu:

Bu yolla oluşmuş bileşik sözcüklerin 1., 2. ya da her iki sözcüğünde birden anlam kayması gözlenir.

Örnek:

  • İncehastalık, öküzbalığı, çerkeztavuğu, suböreği... (ilk sözcüklerin anlamı değişiyor.)
  • Rüzgârgülü, basımevi, gelebilmek, düşeyazmak... (ikinci sözcüklerin anlamı değişiyor.)
  • Sarıkanat (balık), kadınbudu, cingöz, kuzukulağı... (iki sözcüğün de anlamı değişiyor.)

 

2- Yapısal değişme yolu:

Bu yolla oluşmuş bileşik sözcüklerin ya sesleri düşer, ya yeni bir ses eklenir ya da bazı sesleri değişime uğrar.

Örnek:

  • Hissetmek, affetmek, zannetmek (Ses ekleniyor.)
  • Kaybolmak (kayıp olmak), pazartesi (pazar ertesi), kaynana (kayın ana)... (Ses düşüyor.)
  • Sütlaç (sütlü aş), mahvolmak (mahıv olmak), doksan (dokuz on)... (Ses değişiyor.)

3- Tür değişmesi yolu:

Bu yolla oluşmuş bileşik sözcüklerin en az birinin türü değişir.

Örnek:

  • biçer(ad) + döver(fiil) ==> biçerdöver (ad)
  • miras(ad) + yedi(fiil) ==> mirasyedi kişi (sıfat)
  • bilgi(ad)+sayar(fiil) ==> bilgisar (ad)
  • ateş(ad)+kes(fiil) ==> ateşkes(ad)

 


10- BİLEŞİK YA DA BİRKAÇ SÖZCÜKLÜ ÖZEL ADLARIN YAZIMI

1- Birkaç sözcükten oluşan ad ve soyadlar bitişik yazılır.

Örnek:

  • Erdoğdu, Gündoğan, Ercan, İlknur, Songül... (Ad)
  • Çetindağ, İslamoğlu, Eroğlu, Demirtaş... (Soyad)

Uyarı: Ad ve soyadlarının yazımında nüfus cüzdanlarındaki yazım geçerlidir.

2-  Kent ve köy adlarının yazımında, devletçe belirlenmiş yazım esas alınır. Birkaç sözcükten oluşan adlar birleşik yazılır.

Örnek:

  • Kırklareli, Kahramanmaraş, Mustafakemalpaşa, Şanlıurfa, Gülköy...

3- Kavramı tek başına belirlemeyip ancak bir tür adıyla tamamlanan özel yer adlarında, tür adı ayrı olmak koşuluyla her iki sözcük de büyük harfle başlatılır.

Örnek:

  • Van Gölü, Istranca Dağları, Ergene Ovası, Gülek Boğazı, Kapıdağ Yarımadası, Ege Denizi, Susurluk Çayı, Doğu Mahallesi, Aydınlık Sokak, Şair Nedim Sokağı...

4- Deniz, dağ, köy, göl, su, ırmak adlarıyla kalıplaşmış yer adları bitişik yazılır.

Örnek:

  • Kızılırmak, Akdeniz, Karadeniz, Uludağ, Kadıköy, Halıdere, Pamukova, Gökova...

5- Bir tür adıyla oluşan tarihsel olay adlarının her sözcüğü ayrı yazılır ve ilk harfleri büyük olur.

Örnek:

 

  • Kurtuluş Savaşı, Lozan Antlaşması, Haçova Meydan Savaşı, Kavimler Göçü, Kadeş Antlaşması, Mudanya Ateşkes Antlaşması...

6-  Bir özel adla tür adından kurulan devlet ve kurum adları da ayrı yazılır, sözcüklerin ilk harfi büyük olur.

Örnek:

  • Türkiye Cumhuriyeti, Anadolu Selçuklu Devleti, Karesi Beyliği, Çocuk Esirgeme Kurumu, Keban Barajı, Dışişleri Bakanlığı...

7- Bir özel adla bir tür adından oluşan tür adlarında özel ad büyük, tür adı küçük harfle başlatılır ve ayrı yazılır.

Örnek:

  • Amasya elması, Ankara keçisi, Oltu taşı, Afyon kaymağı...

8- Bir olayı, bir kişiyi yaşatmak amacıyla bir yere ya da bir kuruma verilmiş özel adlar, özgün biçimleriyle ve büyük harfle yazılır.

Örnek:

  • Atatürk İlkokulu, Naci Kasım Sokağı, İsmet İnönü Caddesi, Mustafa Kemal Lisesi...

Uyarı: Özel adlar ile yapılmış ve anlamca kaynaşmış kimi yer adları bitişik yazılır. Kocamustafapaşa (semt adı), Haydarpaşa (semt ve gar adı).

 


11- BİLEŞİK EYLEMLERİN YAZIMI

İki ya da daha çok sözcüğün bileşmesinden oluşmuş eylemlere "bileşik eylem" denir.

Bileşik eylemler beşe ayrılır:

a) Yardımcı eylemle yapılmış bileşik eylemler
b) Yardımcı eylem niteliği kazanmış bileşik eylemler
c) Deyimleşmiş bileşik eylemler
d) Anlamca kaynaşmış bileşik eylemler
e) Özel (kurallı) bileşik eylemler

a) Yardımcı eylemle yapılmış bileşik eylemler ve yazımı:

Ad ya da ad soylu bir sözcükle, tek başına anlamı olmayan bir yardımcı eylemin (etmek, olmak, eylemek, kılmak) bileşmesinden oluşan eyleme "yardımcı eylemle yapılmış bileşik eylem" denir.

Yardımcı eylemle yapılmış bileşik eylemlerde, ad ve ad soylu sözcük yapısal değişmeye uğruyorsa bitişik, değişime uğramıyorsa ayrı yazılır.

Örnek:

Ayrı yazılanlar

tek etmek  yardımcı olmak 
fark etmek  iyilik etmek
sarf etmek ikaz etmek
çark etmek arz etmek
gark olmak malum olmak
naz etmek niyaz eylemek
var olmak  rica etmek

 

Bitişik yazılanlar

 

(kayıp) kaybolmak  (zan) zannetmek 
(hapis) hapsolmak  (hak) hakketmek
(af) affetmek mahvolmak
(his) hissetmek  

 

Uyarı: "ç, k, p, t" ünsüzleriyle biten ad ve ad soylu sözcüklerden sonra gelen "etmek, olmak, eyle¬mek, kılmak" yardımcı eylemleri ayrı yazılır, sert ünsüzler yumuşamaz.

Örnek:

 

 DOĞRU YANLIŞ 
 muhtaç olmak muhtacolmak 
davet etmek  davetetmek 
şehit olmak  şehitolmak 
hitap etmek  hitapetmek 

 

b) Yardımcı eylem niteliği kazanmış bileşik eylemlerin yazımı:

Ad ya da ad soylu bir sözcükle, anlamını yitirerek yardımcı eylem niteliği kazanmış bir eylemin bileşmesinden oluşmuş bileşik eylemler ayrı yazılır.

Örnek: söz vermek, şehit düşmek, karar almak, ad çekmek, demeç vermek, ant içmek, saygı duymak

c) Deyimleşmiş bileşik eylemlerin yazımı:

İki ya da daha çok sözcükten oluşmuş, deyim niteliği kazanmış bileşik eylemler ayrı yazılır. (Bkz. Deyimlerin Ya-zımı).

Örnek: göz atmak burun, kıvırmak küplere binmek, dili tutulmak, göze gelmek, etekleri zil çalmak...

d) Anlamca kaynaşmış bileşik eylemlerin yazımı:


Bir ad sözcükle, bir eylemin anlamca kaynaşmasından oluşmuş bileşik eylemler bitişik yazılır.

Örnek:

 

öngörmek  başvurmak 
aşermek  varsaymak 
vazgeçmek  

 

e)  Özel bileşik eylemlerin yazımı:

İki eylemin bileşmesinden oluşmuş bileşik eylemlere "özel bileşik eylem" denir. Bu eylemlerden bi¬rincisi anlamını korurken ikincisi anlamını yitirerek birinci eyleme "yeterlik, tezlik, yaklaşma ve sürerlik" anlamı katar. Anlam kayması yoluyla oluştukları için bu bileşik eylemler bitişik yazılır.

Örnek:

 

gelebilmek  düşeyazmak 
anlatabilme  donayazmak
gitmeyebilmek öleyazmak
görmeyebilmek süregelmek
gerlivermek anlatılagelmek
söyleyivermek bakakalmak
bekleyivermek gidedurmak
konuşmayıvermek uyuyakalmak
bekleyedurmak  

 

Uyarı: Bu özel bileşik eylemlerden başka aynı kurallarla oluşmuş; ancak farklı anlamlar içeren bileşik eylemler de aynı yazılır.

Örnek:

  • çıkagelmek
  • anlatagörmek
  • düşmeyegörmek

12- PEKİŞMİŞ VE KURALLI BİLEŞİK SIFATLARLA BELİRTEÇLERİN YAZIMI

1- Pekişmiş sıfat ve belirteçlerin yazımı:

"m, p, r, s" ünsüzleriyle pekişmiş sıfatlar ve belirteçler bitişik yazılır.

 

Örnek:

  • mavi - masmavi deniz
  • kırmızı - kıpkırmızı kesilmek
  • yalnız - yapyalnız - yapayalnız kalmak
  • canlı - capcanlı olmak
  • mor - mosmor gözler
  • top - tortop olmak
  • temiz - tertemiz ev...
  • çıplak - çırçıplak - çırılçıplak yamaçlar
  • sağlam - sapsağlam - sapasağlam...

2- Kurallı bileşik sıfatlar ayrı yazılır:

Örnek:

  • güzel gözlü çocuk
  • iyi huylu insan
  • doğru sözlü adam
  • boyu uzun çocuk
  • parası az iş
  • aklı ermez kişi

13- DEYİMLERİN YAZIMI

İki ya da daha çok sözcüğün kalıplaşarak gerçek anlamlan dışında başka bir kavramın yerine kullanılmasına "de-yim" denir.

Deyimler her zaman ayrı yazılır. Kalıplaşmış sözcükleri olduklarından aynı anlama gelen sözcüklerle bile yer de-ğiştiremezler.

Örnek:

 

el ayak çekmek  ecel teri dökmek 
aşık atmak  baş koymak 
dili çözülmek  dudak bükmek
bin dereden su getirmek kulağı delik 
başı göğe ermek   

 


14- TERİMLERİN YAZIMI

Bilim, sanat ya da meslek dallarının birinde özel bir anlam kazanmış sözcük ya da sözcük öbeğine "terim" denir.

Çok sözcükten oluşmuş terimler bitişik ya da ayrı yazılır:

1- İki ya da daha çok sözcükten oluşmuş, ancak bileşik sözcük niteliği taşıyan terimler bitişik yazılır.

Örnek:

atardamar (tıp)  anaerkil (sos.) 
bilirkişi (huk.) yarımada (coğ.) 
kafadanbacaklılar (biy.)  önsezi (ruhb.) 
voltölçer (fiz.)  
ampermetre (fiz)  

 

 

2- Tamlama kurallarına göre oluşan, bir terimi niteleyen sözcük ayrı yazılır.

Örnek:

 

  • yarım uyak (ed.)
  • cümle vurgusu (ed.)
  • cinaslı mani (ed.)
  • asma merdiven (inş.)
  • dikiz aynası (trf.)
  • uzaksal mercek (fız.)
  • ürik asit (kim.)

15- İKİLEMELERİN YAZIMI

Aynı sözcüğün yinelenmesi, eşanlamlı ya da karşıt, sesçe benzer sözcüklerin yan yana kullanılmasıyla oluşan söz-cük öbeklerine "ikileme" denir. Kimi ikilemeler, ilk ünsüzün yerine ya da ilk ünlüsünün başına "m" ünsüzü getirilerek oluşan sözcüğün asıl sözcükten sonra getirilmesiyle yapılır, ikilemeleri oluşturan sözcükler ayrı yazılır ve aralarına herhangi bir işaret konmaz.

İkilemeler; ad, sıfat ya da belirteç görevi üstlenebilir.

Örnek:

dayalı döşeli ev  iri iri gözler 
pırıl pırıl sular  için için ağlamak 
kapı kapı gezmek  büyüklü küçüklü kuşlar 
dilden dile dolaşmak  ev mev 
para mara  dolap molap 
akıllı uslu çocuklar   

 


16- KISALTMALARIN SONLARINA GELEN EKLERİN YAZIMI

Kısaltmaların sonuna gelen ekler, kısa okunuşlarına uygun olur.

1- Sözcük niteliği kazanmış kısaltmalar ve sonlarına gelen eklerin yazımı:

 Örnek:

 

TEK (Türkiye Elektrik Kurumu)  TEK'in çalışmaları... 
ÇEK (Çocuk Esirgeme Kurumu)  ÇEK'e yapılan bağışlar... 
İTO (İstanbul Ticaret Odası)  İTO'nın ekonomik görüşleri... 
OMÜ (Ondokuz Mayıs Üniversitesi)  OMÜ'nün sınavları... 

 

2- Harf harf okunan kısaltmalar ve sonlarına gelen eklerin yazımı:

THY (Türk Hava Yolları)  "Te He Ye" diye okunur. ==> THY'nin uçakları... 
IMF (Ulaslararası Para Fonu)  "İ Me Fe" diye okunur. ==> İMF'ye başvuran... 
TRT (Türkiye Radyo Televizyon Kurumu)  "Te Re Te" diye okunur. ==> TRT'de... 
ABD (Amerika Birleşik Devletleri)  "A BE De" diye okunur. ==> ABD'ye

 

Uyarı: Kısaltmalarla ilgili ayrıntılı bilgi için Bkz. Kısaltmaların Oluşumu ve Yazımı


 

17- GÜN VE AY ADLARININ YAZIMI

Bir yıla bağlı ay adlarıyla bir aya bağlı gün adları büyük harfle başlar. Sonlarına gelen çekim ekleri kesme imiyle ayrılır.

Örnek:

  • 5 Nisan Perşembe günü geldiler.
  • Eylülün 4'ünde doğdu.
  • 23 Nisanda tören var.
  • 1997 Haziranında ÖSS var.

Uyarı: Bir yıla bağlı olmayan ay adları ve bir aya bağlı olmayan gün adlan küçük harfle başlar.

Örnek:

  • Önümüzdeki temmuzda gelecekler.
  • Seni ilk pazartesi bekliyorduk.

18- SAYILARIN YAZIMI

1- Günlük dildeki sayıların her sözcüğü ayrı yazılır.

Örnek:

  • O zaman yüz bin lira maaş alırdık.
  • Ben on yedi yaşındayken o, on bir yaşındaydı.
  • Size tam üç kez uğradık o gün.

2- Matematik, fizik, kimya... bilimlerindeki sayılarla, ondalık sayılar rakamla yazılır.

Örnek:

  • Bir bakkal kilosu 10.000 TL. den 8 kilo pirinç alıyor...
  • Boyu 1,65'ti.
  • Türkiye'nin yüzölçümü yaklaşık 800.000 km2 dir.
  • 2 mol C ile 3 mol...

 

  • Türkiye 36 - 42 Kuzey paralelleri arasında yer alır.

3- Büyük sayılarda hem yazı hem de rakam kullanılabilir.

Örnek:

  • 50 trilyon 87 milyar 385 milyon...

4- Banka işlemlerinde sayılar hem rakamla hem de yazıyla yazılır. Yazıyla yazılırken sözcükler bitişik olur.

Örnek:

  • Yalnız ikimilyonbeşyüzellibin liradır.

Uyarı: Rakamla yazılmış sayıların sonlarına gelen ekler, kesme imiyle ayrılır.


Örnek:

  • 1983'ten                
  • 67'nin                 
  • 1842'den...


19- SATIR SONUNA SIĞMAYAN SÖZCÜKLERİN YAZIMI

 

 

                 Yanlış yazım                                            Doğru yazım

  • Yarın size gelmek istiyor-                           Yarın size gelmek istiyo-
    um.                                                        rum.

     
  • En çok sevdiğim çiçek hanım-                   En çok sevdiğim çiçek hanı-
    elidir.                                                   melidir.

  • Dün beni evden arayan Ahmet'-                Dün beni evden arayan Ahmet'
    miş.                                                     miş.

  • Senin geldiğini dün Ali-                           Senin geldiğini dün Ali'
    ye söyledim.                                          ye söyledim.

 

  • İki gün önce, orada seni-                         İki gün önce, orada seni
    de görmüşler.                                        de görmüşler.

  • Bunları sana söyleyen Ali'                          Bunları sana söyleyen Ali
    miydi?                                                    miydi?

  • Gel de birlikte gidelim o-                         Gel de birlikte gidelim
    raya.                                                     oraya.

 

  • En sevdiğim yapıtı "Yaban"'                        En sevdiğim yapıtı "Yaban"
    dır.                                                       dır.

Açıklama:

  • 1. örnekte sözcük hecelerine yanlış ayrılmış, yani hece bölünmüştür.
  • 2. örnekte sözcük yine hecelerine yanlış ayrılmıştır. Bileşik sözcükler hecelerine, basit ya da türemiş sözcükler gibi ayrılır. Hanımeli, aslanağzı, Kırklareli... gibi aralarında ulama bulunan sözcüklerin heceler¬ine ayrımında ulama da dikkate alınır:  ha - nı - me - li, as - la - nağ - zı, Kırk - la - re- li... gibi.
  • 3. örnekte özel adların sonlarındaki ekler satır sonuna sığmazsa kesme imiyle kısa çizgi bir arada kullanılamaz. Kısa çizgi, "eğer ek satır sonuna sığsaydı sözcüğe bitişik olarak yazılırdı" anlamı içerir. Oysa bu ek kesme imiyle ayrılmak zorundadır.
  • 4. örnekteki yanlış da 3.örnekteki gibidir.
  • 5. örnekte satır sonuna sığmayan "de" ek değil; bağlaçtır. Bir sözcük olduğu için kısa çizgiyle ayrılamaz.
  • 6. örnekteki "mi" soru eki her zaman ayrı yazılan bir ek olduğundan bu da kesme imiyle ayrılamaz.
  • 7. örnekte satır sonunda tek sesli bırakılmıştır. Bir sözcük satır sonuna sığmazsa yer kazanmak amacıyla hecelerine ayrılır. Oysa tek sesliyle yer kazanmak olamaz.

  • 8. örnekte tırnak içine alınmış bir sözcük var. Tırnak, kesme iminin de görevini üstleniyor. Bu nedenle kesme imi kullanılamaz.

20- ARAPÇA VE FARSÇA TAMLAMALARIN YAZIMI

1-  Arapça ad ve sıfat tamlamalarında, tamlayan ve tamlanan birbirine "-ül-, -el-, -il-" ile bağlanır.

Örnek:

  • Şeyh-ül-İslam
  • Emir-ül-ümera
  • Fevk-al-beşer...

2-  Farsça ad ve sıfat tamlamalarında tamlayan önce, tamlanan sözcük sonra gelir. İki sözcük arasına "-" imi ile "i" harfi eklenir.


Örnek:

  • Kitab-ı Mukaddes                                               

 

  • sevda-yı beşer

 

  • fidye-i necat                                                        

 

  • aşk-ı memnu

3-  İki sözcük arasında kullanılan "ve" bağlacı yerine geçen "ü" ve "u”lar, ünlü ile biten bir sözcükten sonra "vü, vu" biçiminde yazılır.

 

Örnek:

  • Leyla vü Mecnun
  • Sulh ü sükûn
  • nam ü nişane

21- YABANCI SÖZCÜKLERİN VE ÖZEL ADLARIN YAZIMI

A) YABANCI SÖZCÜKLERİN YAZIMI:

1-  Başında iki ünsüz bulunan sözcüklerin ünsüzleri arasına ünlü konulamaz:

Örnek: Kral, fren, tren, spor, plan, klan, kristal, program...

2-  Sonunda iki ünsüz bulunan sözcüklerin ünsüzleri arasına ünlü konulamaz:

Örnek: şart, realizm, mert, film...

Uyarı: Kimi sözcüklerin son iki ünsüzü arasına bir ünlü getirilebilir.

Örnek: ritim, cisim, ilim...

3-  Yabancı sözcüklerin iç sesindeki "g"ler "ğ"ye çevrilemez:

Örnek: biyografi, dogmatizm, magma, pragmatik, program...

Uyarı: Dilimize yerleşmiş, halk tarafından çok kullanılan kimi sözcüklerin iç seslerinde-ki "g"ler "ğ"ye dönüşür.

Örnek: fotoğraf, coğrafya...

4-  Yabancı sözcüklerin sonunda bulunan "g"ler, "ğ"ye dönüştürülemez:

Örnek: arkeolog, biyolog, sosyolog, Türkolog, pedagog...

5-  Yabancı sözcüklerde yan yana bulunan iki ünlü arasına genellikle "v" ve "y" ünsüzleri girmez:

Örnek: ideal, realizm, jeolog, meteoroloji...

Uyarı: Kimi sözcükler bu kurala uymaz.

Örnek: biyoloji, diyagram, laboratuvar, diyaliz...

B) YABANCI ÖZEL ADLARIN YAZIMI

1-  Latin abecesi kullanan uluslarla ilgili özel adlar, dilimizde özgün biçimleriyle yazılır. Bu sözcüklerin harfleri üzerindeki işaretlere de uyulur. Ancak bir parçada ilk kullanımları sırasında Türkçe söylenişleri ayraç içinde gösterilebilir:

  • Shaekspeare, Moliere, Newton...

2-   Latin abecesi kullanan uluslarla ilgili özel adların kimisi dilimize asıllarından başka türlü girip yerleş-miştir. Bunların yazımı, özgün biçimlerine değil; halkın söyleyiş biçimlerine uygun olur:

  • Londra (London)  

                                                

  • Münih (München)

 

  • İsviçre (Suisse)    

                                                 

  • Napolyon (Napoleon)

3- Latin abecesinden başka abece kullanan uluslardan dilimize girmiş olan özel adlar, Türkçede söylendiği gibi yazılır:

  • Dostoyevski  

                            

  • Çaykovski

 

  • Çehov   

                                       

  • Bağdat

 

  • Pekin

4- Yabancı uluslardan gelip bir terim ya da tür adı niteliği kazanmış bulucusunun adını taşıyan sözcükler, Türkçede söylendiği gibi ve küçük harfle yazılır:

  • röntgen 

                                      

  • amper
  •  

  • jilet   
  •                                              

  • volt

 

  • giyotin

 

 AYRICA BAKINIZ

NOT: BU KONU ANLATIMDA HATA VARSA LÜTFEN BİZE BİLDİRİNİZ.


 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

İlk atasözleri kitabı Şinasi'nin "Durub-ı Emsal-i Osmaniye" adlı eseridir.
Perşembe, 05/24/2012 22:45
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.